{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">11. Hukuk Dairesi         2023/3882 E.  ,  2024/6771 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2020/2430 Esas, 2023/56 Karar<br>HÜKÜM\t: Esastan ret<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2014/890 E., 2020/277 K.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili, duruşma istemi olmaksızın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.09.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı ... ile davalı vekili Avukat ... ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. <br><br>                                                                   KARAR <br>I. DAVA<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilleri ile davalı şirket arasında 10.06.2011 tarihli satış protokolünün imzalandığını, protokolde liste halinde bildirilen toplam 40 adet taşınmazın davalı tarafından protokolde belirtilen şartlar ve ödeme koşulları ile davacılara satışının kararlaştırıldığını, davalı şirketin 10.06.2011 tarihli protokolden kısa bir süre önce davacı ...'dan talimatıyla 500.000,00 TL bedelli teminat senetine istinaden protokolde yazılı taşınmazlardan Didim ilçesi Akbük Mevkiinde blunan 4 adet bağımsız bölümü dava dışı ... isimli şahsın eşi ve kızı adına tapudan satışını gerçekleştirdiğini, karşılığında ...'dan banka havalesi yoluyla 220.000,00 TL ödeme aldığını, müvekkilinin talimatıyla yapılan bu ödemenin müvekkilinin ödemesi yerine geçtiğini, protokole konu Bodrum ilçesi Güllük mevkinde bulunan 18 adet taşınmazın ise davalı şirkete yapılan 410.000,00 TL tutarındaki ödeme karşılığında devredildiğini, satış protokolü gereğince 09.06.2011 tarihinde 410.000,00 TL, 20.07.2011 tarihinde 550.000,00 TL, 20.08.2011 tarihinde 550.000,00 TL, 20.09.2011 tarihinde 900.000,00 TL, 20.10.2011 tarihinde 550.000,00 TL, 20.11.2011 tarihinde 550.000,00 TL, 20.12.2011 tarihinde 550.000,00 TL, 20.01.2012 tarihinde 550.000,00 TL, 20.02.2012 tarihinde 500.000,00 TL ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu ödemelerin her birinin ayrı ayrı çeke bağlandığını, davacı müvekkilleri tarafından keşide ve ciro edildiğini, bu aşamadan sonra ödeme planında yer alan 20.07.2011 tarihli 550.000,00 TL bedelli ve 20.08.2011 tarihli 550.000,00 TL bedelli çeklerin müvekkillerince ekonomik sıkışıklıkları nedeniyle ödenemediğini, bu sebeple davalı şirketin teminat niteliğindeki taşınmazı satıp paraya çevirdiğini, söz konusu 2 çekin icra takibine konu edimesi üzerine icra haciz tehdidi altında ödendiğini, harcı yatırılarak icra dairesinden çeklerin geri alındığını, sözleşme nedeniyle teminat olarak verilen teminatın sözleşmedeki tüm borçları ve cezai şartları kapsadığını, böylelikle sözleşmeden önce ödenen 220.000,00 TL sözleşmenin kurulması anında ödenen 410.000,00 TL, icra dosyasına iki adet çek ile ilgili ödenen 1.100.000,00 TL olmak üzere toplam 1.730.000,00 TL ödeme yapıldığını, sözleşme nedeniyle teminat olarak verilen gayrimenkulün davalı tarafından satılmasıyla da davalıya olan tüm borcun ödenmiş olduğunu, böylelikle 20.10.2011 keşide tarihli 550.000,00 TL bedelli çekin de bedelsiz kaldığını ileri sürerek bu çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu çeki konu alan İzmir 1. İcra Dairesinin 2012/4660 E. sayılı takibinin iptaline, bedelsiz duruma düşmesi sebebiyle davalıda kalan davalının iade etmediği çekler ile 500.000,00 TL bedelli teminat senedinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iddia edildiği gibi protokole konu teminat niteliğindeki taşınmazı satıp paraya çevirmediğini, protokole konu 40 adet taşınmazdan 22 adetinin tapu devrinin gerçekleştirildiğini, davacıların kararlaştırılan ödeme planına uymadığını, taşınmazların bedelini ödemediğini, 20.07.2011 tarihli 550.000,00 TL bedelli, 20.08.2011 tarihli 550.000,00 TL bedelli çeklerin ödenmemesi üzerine davacıya ihtar gönderildiğini ve bu çeklerin icra takibine konulduğunu, ancak çek bedellerinin ödendiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, vekillerince takiplerden feragat edildiğini öğrendiklerini, bu durum karşısında avukatların azledildiğini, avukatlar hakkında İzmir CBS'ye şikayette bulunulduğunu ileri sürerek davanın reddine %40'dan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini  istemiştir. <br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 10.06.2011 tarihli protokol ile davalı tarafından davacılara protokolde yazılı taşınmazların toplam 5.110.000,00 TL bedelle satışının kararlaştırıldığı, protokolün 5. maddesinde belirtildiği üzere bu ödemelerin vadelendirildiği ve her bir vadedeki ödeme için çekler düzenlenip davalıya verildiği, bu düzenlenen çeklerde davacıların lehdar ve ciranta, Tandoğan Yatırım Holding A.Ş.'nin ciranta konumunda olduğu, 22 taşınmazın davacının talebiyle davalı tarafından üçüncü şahıslara devredildiği, bu aşamada taraflar arasında çıkan sorun üzerine diğerlerinin devredilmediği, devredilen taşınmazlar karşılığında yukarıda belirtildiği üzere davalı şirkete 220.000,00 TL ve 410.000,00 TL ödemeler yapıldığı,  ayrıca davalının giriştiği takip sonucunda İzmir 24 İcra Dairesinin 2011/8964 E. ve 2011/8902 E. sayılı takipleri kapsamında 20.07.2011 tarihli 550.000,00 TL bedelli, 20.08.2011 tarihli 550.000,00 TL bedelli çeklerin ödendiği, böylelikle davacı tarafın yaptığı ödeme toplamının 1.730.000,00 TL olduğu, protokolde satışı kararlaştırılan taşınmazların her birinin değerinin tek tek bildirilmediği ancak toplam 5.110.000,00 TL bedelle satışının kararlaştırıldığı, mahkememizce 10.06.2011 protokol tarihi itibariyle protokol kapsamındaki tüm taşınmazların rayiç değerleri belirlenerek her bir taşınmazın rayiç değeri içerisindeki oranı bulunarak toplam satış bedeline oranlanıp her bir taşınmazın protokol kapsamındaki değerinin belirlendiği, satışa konu 22 adet taşınmazın protokole göre toplam değerinin 3.766.539,67 TL olduğu, davacıların yaptığı kabul edilen 1.730.000,00 TL ödeme düşüldüğünde davacı tarafın halen 2.036.539,67 TL borçlu olduğu, dolayısıyla dava konusu olan 20.10.2011 tarihli 550.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu oldukları gerekçesiyle davanın reddine; davacıların talebi üzerine verilen ihtiyati tedbir kararının teminat yatırılarak uygulanmasının talep edilmediğinden dolayısıyla takibin durması söz konusu olmadığından şartları oluşmayan inkar tazminatı talebinin reddine  karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. <br><br>IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI <br>Bölge Adliye Mahkemesince, davalının davaya konu satış protokolünü defterine kaydederken davacıdan aldığı çekleri davacının alacağı olarak kaydettiği, kendisinin devrettiği taşınmazlara ilişkin faturaları ve davacıyı borçlandırıcı nitelikteki fiyat farkı faturasını mobilya faturasını da bu alacaktan mahsup eder şekilde muhasebe kaydı oluşturduğu, ancak mahsup işlemine konu edilen işlemlerin fatura olduğu, özellikle bunlardan 1.600.000,00 TL'nin davacıyı borçlandırıcı nitelikte fiyat farkı faturası olduğu belirlenmekle söz konusu mahsup işlemine konu 2.895.670,00 TL'nin davalı aleyhine, davacı lehine ödeme kaydı olmadığı, ayrıca davacıların bu davayı açarken ileri sürdüğü toplam 1.730.000,00 TL ödeme yanında teminat olan taşınmazının satıldığı iddiasıyla borcun sona erdiğinin iddia edildiği, bunun dışında bir ödeme iddiasının ileri sürülmediği, kaldı ki; davacıların herhangi bir ödeme belgesi veya makbuzu da ibraz etmedikleri anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi tarafından 2.895.670,00 TL mahsup kaydının ödeme olmadığı sonucuna ulaşılmış olmasında da bir yanlışlık görülmediği, satışa konu 22 adet taşınmazın protokole göre toplam değerinin 3.766.539,67 TL olduğu, tespit edilen tutardan davacının dava dilekçesinde ödediğini belirttiği ve bilirkişi incelemesi ile de ödendiği tespit edilen taşınmaz bedeli toplam 1.730.000,00 TL ödeme düşüldüğünde davacı tarafın halen 2.036.539,67 TL borçlu olduğu, davalının hiçbir ödeme yapılmadığı yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, kaldı ki, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünde olan davalının protokol hükümlerinin aksine kendisine hiçbir ödeme yapılmadığı halde 22 adet taşınmazın devrini yaptığı yönündeki savunmasının kabul edilemeyeceği, icra dosyasındaki çek asıllarının bilgileri dışında vekillerince alınarak çeklerin davacıya teslim edildiği ve bu nedenle yargılanarak ceza aldıkları yönündeki savunmalarının davalı ile vekili arasındaki kendi iç ilişkilerini ilgilendirdiği, söz konusu iki adet çekin davacının elinde bulunması halinde davalının defterinde ödeme kaydı bulunmasa dahi çek bir ödeme aracı olup borçlusuna iade edilmesi ve onun elinde olmasının ödendiğini göstereceği, bu karinenin aksini davalının çeklerin ödenmeden iade edildiğini ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarını uyuşmazlık yönünden gerekli açıklamayı içerdiği, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. <br><br>V. TEMYİZ İNCELEMESİ <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme <br>Dava, davacılar Tandoğan Yatırım Holding A.Ş. ve ... ile davalı şirket arasında imzalanan 10.06.2011 tarihli satış protokolü uyarınca verilen çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile diğer bir kısım çeklerin ve teminat senedinin iadesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafın yaptığını iddia ettiği ödemelerin tutarı ve protokol gereğince devredildiği anlaşılan 22 adet taşınmazın satış bedellerini ödenip ödenmediği, davalının taşınmaz devirleri nedeniyle davacı tarafından taraflarına hiçbir ödemenin yapılmadığını belirterek inkar ettiği ödemelerin yapılıp yapılmadığı, ödenmiş ise ne kadar ödeme yapılmış olduğu konusundadır.\t<br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 190, 222, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.<br><br>3. Değerlendirme<br>Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, davacıların dava dilekçesinde 1.730.000,00 TL ödeme ve teminatın paraya çevrilmesine dayanarak borçlu olmadığının tespitini talep etmesine, teminatın geçersiz kaldığına dair kesinleşen Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.03.2013 tarihli 2011/412 E. 2013/169 K. sayılı karar ve somut olay anlamında davalı defterindeki mahsuba ilişkin kayıtların işbu davada yapılan ödemeler kapsamında hesaplamada dikkate alınmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.<br><br>VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 25.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"42bd74f59f7adf75","SID":"2184ed23307469d8"}}