{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">11. Hukuk Dairesi         2023/4261 E.  ,  2024/6255 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2022/216 Esas,  2023/469 Karar<br>HÜKÜM                                            : Esastan ret<br>İLK DERECE MAHKEMESİ        : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>SAYISI\t  \t            : 2017/623 E., 2021/748 K.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: <br><br>KARAR<br><br>I. DAVA<br> Davacı vekili dava dilekçesinde;  müvekkili tarafından keşide edilen 6959739 nolu 30.01.2016 vade tarihli 150.000,00 USD bedelli çekin cayma süresinden sonra işleme konularak davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe konu çekin vade tarihinde müvekkili şirket yöneticisinin imzası taklit edilerek vade süresi yenilenmiş gösterilerek 30.01.2017 olarak işleme konulduğunu belirterek davacı şirketin  Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2017/79485 E. sayılı takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, davalının % 20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>   Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu çekin vadesi gelmesine rağmen ödemediğini, çek üzerinde herhangi bir çıkıntı, kazıntı ve silinme olmadığını, senedin tamamen hakkaniyet doğrultusunda keşideci ile lehtar arasında yapılan anlaşma doğrultusunda hazırlandığını, geçerli bir şekilde paraf edilen çekin keşideci şirket yetkilisi tarafından düzeltildiğini, müvekkilinin alacağını tahsil edemediğini  savunarak davanın reddini istemiştir. <br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesince;  Jandarma Kriminal raporuna göre çekin vade tarihindeki değişiklik altında bulunan imzanın davacı şirketin yetkilisi temsilcisine ait olmadığının tespiti karşısında kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilmişse de; çeke ciro yolu ile hamil olan davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 818 inci maddesinin birinci fıkrasının (m) bendi yollaması ile 732 nci maddesine dayalı sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak talebinde bulunabileceği, davacının ticari defterlerine sebepsiz zenginleşmediği hususunda delil olarak dayandığı, bu defa Mahkemece davacı tarafa ait 2015 ve 2016 yıllarına ait ticari defterler üzerinde yapılan incelemede davacı tarafın davaya konu çeki ticari defterlerine işlediği 31.12.2015 tarihinde bu çeki dava dışı lehtar olan Tatar Teks. San ve Tic. Ltd. Şti.'den iade aldığı, bu defa aynı çeki 05.07.2016 tarihinde yeniden dava dışı Tatar Teks. San Tic. Ltd. Şti.'ye teslim etmiş olduğunun tespit edildiği, bu durumda davacı tarafça keşidecisi olduğu 30.01.2016 vade tarihli davaya konu çekin dava dışı lehtarına iade alındıktan sonra kendi ticari defter kayıtlarına göre 05.07.2016 tarihinde yeniden dava dışı lehtara vermiş olduğu, vadesi geçmiş bir çekin hayatın olağan akışına göre yeniden lehtara verilmesinin mümkün olmadığı, bu sebeple davaya konu çek üzerindeki vade tarihinde yapılan değişikliğin davacı şirketin bilgisi dahilinde yapılmış olduğu değerlendirildiğinden her ne kadar vade tarihinde yapılan değişiklik altındaki imza davalı şirket yetkilisine ait olmadığının Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile belirlense de davacı tarafın bu husustaki itirazlarının dürüstlük kuralına aykırı olduğu, sebepsiz zenginleşilmediğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.<br><br>IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>Bölge Adliye Mahkemesince; kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ İNCELEMESİ <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme <br>Dava, vade tarihindeki paraf imzasının davacıya ait olmadığı iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.<br><br>3. Değerlendirme<br>Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre , her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince hem  6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümleri değerlendirilerek davanın reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu hem de taraflar arasındaki ... ilişkiye dayalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmişse de; her iki gerekçenin dayandığı hususların birbirinden farklı olduğu nazara alınarak ve somut olayda sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanmaksızın taraflar arasındaki ... ilişki incelenerek varılan sonucun doğru bulunmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.<br><br>VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br>  <br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8861ade15ed4d70b","SID":"81022649a8de934c"}}