{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">10. Hukuk Dairesi         2024/10463 E.  ,  2024/9310 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2023/3571 E., 2024/1731 K.<br>KARAR\t: Esastan Ret<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Muğla İş Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2022/302 E., 2023/351 K.<br><br>Taraflar arasındaki iptal edilen çalışmaların, yersiz ödemeler nedeniyle borçlu olmadığının ve kesilen aylığın yeniden faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın  kabulüne karar verilmiştir.<br><br>Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I.DAVA <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.05.2019 tarihli Kurum yazısı ile 2.512,89 TL'nin Kuruma ödenmesinin istendiği, ödeme emrine itirazlarında özetle emeklilik işleminin iptaline konu hukuka uygun bir işlem bulunmadığı, bunun da kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararla kesinleştiği, idari yaptırımların da Türk Ceza Hukukunun temel ilkelerine ve masumiyet karinesine bağlı olduğu, aleyhine atfedilen yersiz ödemenin dayanak alındığı emekliliğin ve primlerin iptali işleminden dönülmesi gerektiği, işlemlerin iptaline karar verilmesini istediği, yanıt olarak verilen yazıda ...'ye ait işyerinin sigortalı çalışanlarının aktif sigortalı sayılmadığından iptal edildiği dönemlere ait ödemelerin yersiz ödeme sayıldığı... ...'ye ait işyerinde 01.03.2016 - 30.06.2011 tarihleri arasında çalışmaların fiili olmadığı, sahte sigortalı bildiriminin yapıldığı 18.01.2017 tarihli HÖ/2017/001 sayılı rapor ile tespit edildiği, sigorta primleri iptal edildiğinden yararlanılan ödemelerin Kurum zararı olarak tahsili yoluna gidileceğinin açıklanarak sigorta primlerinin ve emeklilik işleminin iptal edildiğinin ve belirtilen yersiz ödemelerin ödenmesi gerektiğinin ve itirazın kabul görmeyeceğinin bildirildiği, davalı Kurum tarafından açıklanan soyut emrivaki bildirimlerin haricinde, uygulanan ve ciddi sonuçları olan yaptırım hakkında tek bir somut tespit içeren belge yahut iddia olunan raporun tebliğ edilmediği, haksız ve dayanaksız şekilde mağdur eden işlemler sonucunda bilfiil çalıştığı işinden, emeğinden, emeklilik hakkından, sosyal devlet güvencesinden, temel anayasal haklarından yoksun bırakıldığı, bir eylemin suç/kusur oluşturduğunun somut ve inandırıcı deliller eşliğinde kuşkuya yer vermeyecek şekilde kanıtlanmadıkça faile yaptırım uygulanmayacağı yönündeki temel ceza hukuku ilkesinin kamu hukuku yaptırımları yönünden de bağlayıcı olduğuna şüphe bulunmadığı, buna aykırı şekilde oluşturulan emrivaki işlem ve yaptırımın, fiili çalışma olmadığı yolundaki kusur isnadının haksız ve gerçek dışı olduğu, sahte hizmet iddiasının da buna bağlanan yersiz ödeme iddiasının da kabulünün söz konusu olamayacağı, yasaya, yönetmeliğe ve sosyal güvenlik ilkelerine anayasal ilkeler dairesinde riayet edilerek ayrıntılı tahkikat ve tetkiklerde bulunulsa idi, müsnet kusur ve yaptırımın yüklenmeyeceği, sahte hizmet kazandırıldığı kanaatinin maddi gerçeklere aykırı, soyut ve haksız bir tespitten ibaret olduğu, bugüne kadar sigortalılığının tümünde bilfiil çalıştığı, daha önce de kereste işi ile iştigal eden firmalarda ön muhasebe biriminde çalıştığı, yanında çalışmadığı iddia edilen Çelebi Kerestecilik - ... işvereninin emsal işçiye ihtiyacı olduğundan haricen haberdar olmakla 23.04.2009 tarihinde işe başladığı, daha rahat bir işe ihtiyaç duyması nedeniyle 30.04.2011'de işten ayrıldığı ve 2013 yılında da emekli olduğu, Bayır Mah. Atatürk Bulvarı No:50'de bulunan 450 m² büyüklüğündeki atölye mahiyetindeki iş yerinin tüm sekretaryasını yürüttüğü, muhasebeye gidecek evraklarını düzenlediği, 08:00-17:30 saatleri arasında çalıştığı, muhasebe evraklarını teslim alan SMMM ..., işveren ... ve çalıştığı dönemde işe alınan işçilerin kendisini bildiği, maddi gerçeğin bu şekilde olduğu, tek taraflı ve yoruma bağlanan dayanaksız işlemle aksi yönde idari yaptırım yoluna gidildiği, bağlanmış emekli aylığının kesilerek emeği ve hak ettiği bedellerin yok sayıldığı, Kuruma sebepsiz zenginleşme oluşturacak nitelikte geri ödeme yapılmasının istendiği, primlerin ve dolayısıyla emeklilik işlemlerinin iptaline dayanak alınan kusur isnadının Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/8843 Soruşturma sayılı dosyasında yapılan tahkikat sonucunda verilen ve kesinleşen takipsizlik kararı ile çürütüldüğü, yersiz ödeme iddiasının konusuz kaldığı, sigorta primleri ve emeklilik işleminin haklılığının anlaşıldığı iddiasıyla iptal edilen çalışmalarının, yersiz ödemeler nedeniyle borçlu olmadığının, kesilen aylığın yeniden faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>II.CEVAP<br>1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; işveren ...'ye ait işyerinde Kurum denetmenlerince fiili denetim yapıldığı, denetim sonrası düzenlenen 18.01.2017 tarih HÖ/2017/001 sayılı raporda, ilgili iş yerinden yapılan tüm bildirimlerin fiili olmadığı sonucuna ulaşıldığı, denetmen raporu doğrultusunda Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 24 maddesinin 1. fıkrası a bendi gereğince fiili olmayan tüm bildirimlerin iptal edildiği, iş yerinde 01.03.2006 - 31.07.2011 tarihleri arasında sigortalı olarak bildirimi yapılan sigortalıların çalışmalarının fiili olmadığı tespit edildiğinden, adı geçen iş yerindeki çalışmalarla ilgili ödenen sigorta primleri iptal edildiğinden ve anılan sigortalıların kendisi veya bakmakla yükümlü olduğu kimselerin Kurumdan sağlık ve diğer yardımlardan faydalanmış olmaları durumunda Kurum zararının işverenden tahsili yoluna gidilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, ... adına düzenlenmiş ve mosip ödeme sisteminde oluşturulmuş olan yersiz tedavi giderlerinin tahsiline ilişkin 18.02.2019 2707608 sayılı yazısı Mali Hizmetler Sosyal Güvenlik Merkezine gönderildiği, Mali Hizmetler Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından oluşturulan tebliğ yazısının davacının merniste kayıtlı adresine tebliğ edildiği, davacının Bağ-Kurlu ve sigortalı hizmetleri birleştirilerek 01.11.2013 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının ... no.lu ... iş yerinde geçen çalışmalarının 18.01.2017 tarih HÖ/2017/001 sayılı denetim raporunda fiili olmadığının belirtildiği, davacının sahte çalışmaları düşüldüğünde Bağ-Kurdan sonra 1260 gün şartını yerine getirmediğinden aylığının başlangıç tarihi itibariyle durdurulduğu ve tarafına yersiz ödeme için borç çıkarıldığı, aylığının 01.07.2019 tarihinden geçerli olmak üzere yeniden bağlandığı, davacının itirazının reddedildiği, yaptıkları eylemlerle Kurum zararının oluşmasına neden olan ve gerçekte fiili çalışması bulunmayan kişileri SGK'ya bildiren işveren ve sahte sigortalı kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/8843 Sor. sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiği, davacının ...'ye ait iş yerinden bildirimleri yapılan çalışmalarının fiili olmadığından, hizmetlerin iptali işlemi yapılması ve Kurumun uğramış olduğu zararın davacıdan istenmesi işleminin mevzuata uygun olduğu, Kurumun yapmış olduğu işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>2.Davalı cevap dilekçesinde özetle; işyeri kayıtlarının incelenmesinde, davacının belirtilen tarihlerde ... Mah. ... Bulvarı No: 50 .../Muğla adresindeki kerestecilik faaliyeti ile iştigal ettikleri iş yerinde ön muhasebe biriminde çalıştığı, iddia olunan hizmetin varlığı ve gerçekliği karşısında davayı kabul etmiş zorunda kalmış bulundukları, muhasebecisi ... ile elindeki kayıtlar dahilinde de fiili çalışmanın eksiksiz şekilde kayıt altına alınmış olduğunu tespit ettikleri, tanık olarak dinlenmesi halinde bu hususu doğrulayabileceği, bu hususlar dahilinde davayı kabul ettikleri savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>III.İLK DERECE MAHKEME KARARI<br>İlk Derece Mahkemesi tarafından; yapılan araştırmada işveren ... adına denetime tabi iş yeri haricinde .... sicil numaralı kereste işleri yapan iş yeri olduğu, davacının imzası bulunan bordrolar denetim raporunda belirlendiği, Kurum kayıtları incelendiğinde kereste işi yapan ... sicil numaralı iş yerinin 02.03.2006 - 30.11.2013 tarihleri arasında, denetime tabi ... sicil numaralı inşaat işi iş yerinin ise 01.03.2006 - 30.04.2012 arasında kanun kapsamında olduğu, denetim raporundaki işveren ...'nin beyanı incelendiğinde inşaat iş yerinin 2011 Nisan ayında kapandığı, odun kereste iş yerine devam ettiği, denetim raporuna karşı dava açan davacılar ile bir kaç çalışan harici diğer çalışanları tanımadığını beyan ettiği, Vergi Dairesi kayıtları getirilmiş, işverenin kereste işiyle ilgili iş yerinin 02.03.2006  23.12.2013 arasında kaydı bulunduğu terk nedeniyle işin sona erdiği, denetime konu inşaat işi için ise 15.02.2006 tarihinde vergi kaydı olduğu şube açılışı bulunduğu, terke dair bir bildirim olmadığı, denetim raporu incelendiğinde 18.04.2012 tarihinde işverenin inşaat iş yerine gidildiği ancak ... Tavas'a ait kahvehanenin bulunduğu, beyanlara göre inşaat iş yerinin 2009 yılında karşı dükkana taşındığı anlaşılmış, karşı dükkanda ise ...'e ait mobilya işletmesi olduğu alınan beyanda ... 'tan bu dükkanı kiraladığını beyan ettiği, bu kapsamda ... e ait vergi kayıtları getirilmiş yapılan incelemede 07.06.2011 tarihinde kira sözleşmesi yapıldığı, 09.06.2011 tarihinde de koltuk döşeme işi için vergi beyannamesinin sunulduğu, bu kapsamda inşaat işinin en geç ...'ün iş yapmaya başladığı ve yeri kiraladığı 07.06.2011 öncesi sona erdiği sabit görüldüğü, yine beyanlar ve tapu kayıt incelemelerinde ...'ün iş yaptığı ve ... 'a ait olan iş yerinin işveren ...'nin kardeşi olan ...'ya ait olduğu, ... beyanında iş yerinin 2011 Mart ayında ...'dan satın aldığı ... Çelebinin Nisan sonrasında iş yerinde olmadığı, satın alma işleminden bir ay kadar sonra da dükkanın yanındaki küçük depoyu inşaat işi için kullandığını ifade etmiş, 3-4 ay sonra da ...'a kiraladığı, gerek ... gerek ... beyanlarında iş yerinde daha önce ...'nin inşaat malzeme işi yaptığını doğruladığı, yine denetim raporunda ismi bulunan ... , ... ..., ..., muhasebeci ... beyanlarında işveren ... Çelebiye ait kereste ve inşaat malzemesi olarak iki iş yeri çalıştığını beyan etmeleri yine yukarıda bahsedilen diğer dosyalarda komşu iş yeri tanığı olarak tespit edilen ve dinlenen  komşu iş yeri terzi dükkanı sahibi olan tanık ... ile koşmu iş yeri market sahibi tanık ...'ın iş yerinin faal olarak ortak beyanlarında 2006'dan itibaren 2011'de var olduğunu doğrulamaları da dikkate alındığında, yine 2022/297 Esas sayılı dosyada beyanı alınan kereste işi bordro tanıkları ... ve ...'in beyanlarında hem inşaat hem kereste ayrı iş yerlerinin olduğunu doğrulaması, işveren ...'nin inşaat malzeme işiyle uğraştığı ... sicil numaralı iş yerinin 2011 Nisan ayı sonuna kadar faal olarak çalıştığı sahte iş yeri olmadığı kanaatine varılmış yeni kira sözleşmesi ile işveren ...'nin denetimdeki beyanında 2011 Nisanda iş yerinin kapandığını söylemesi gözetilerek buradaki son çalışmaların 30.04.2011 tarihi olduğu, denetim raporu incelendiğinde iş yerinin faal olmadığı sahte olduğu gerekçesiyle davacının çalışmalarını iptal edildiği tespit edilmiş, yukarıda açıklanan gerekçelerle iş yerinin sahte iş yeri olmadığı yapılan yargılama sonunda ispatlanmış, denetim raporunun aksi kanıtlandığı, her ne kadar bordro tanıklarından ... ve ... davacıyı tanımadıklarını beyan etmiş ise de bordro tanığı Bayram'ın davacıyı gördüğünü beyan etmesi davacının inşaat iş yerinde tanık Bayram'ın kereste iş yerinde olup gidip gelmeler sebebiyle sürekli görmemesinin hayatın olağan akışına uygun olması, yine belgede sahteciliğe dair soruşturmanın yürütüldüğü Muğla CBS 2017/8843 Soruşturma sayılı davacı hakkında takipsizlik kararı verilen dosyasında da davacının iş yerindeki fiili çalışmasının kabul edilmiş olması, iş yeri bordrolarında davacının 2009 Nisan ile 2011 Nisan arası bordrolarında iki ay hariç tamamının kesintisiz olarak davacı tarafından imzalanmış olması birlikte değerlendirildiğinde iş yerinin faal olduğu ve davacı hakkında kuruma bildirilen 23.04.2009 - 30.04.2011 tarihleri arasındaki davacının çalışmalarının davalı işveren ...'ye ait ... sicil numaralı iş yerinde fiili olduğu tespitiyle bu tespit sonrası çalışmaların fiili olmadığı gerekçesiyle Kurum tarafından yapılan emeklilik ve prim iptali işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının, ...'ye ait 1086592.048 sicil numaralı iş yerinde 23.04.2009 - 30.04.2011 tarihleri arası fiili çalışmaları olduğunun tespitine, davalı kurumun 11.07.2019 tarihli 10.118.679 sayılı işlemi ile buna dayanak alınan 18.01.2017 tarihli HÖ/2017/001 sayılı rapora dayandırılan \"emeklilik ve sigorta primlerinin iptali\" işleminin iptaline, davacının sigortalılığının ortadan kaldırılmasına dayandırılan yersiz ödemelere ilişkin olarak davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, davalı Kurumun haksız iptal işlemleri nedeniyle ortadan kalkan emeklilik tahsisinin varlığında ödenmeyen emekli maaşlarının geriye dönük faizleri ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br><br>IV.İSTİNAF<br>A.İstinaf Yoluna Başvuranlar<br> İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.<br><br>B.İstinaf Sebepleri:<br>Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaldırma kararının gereklerinin yerine getirilmediği, işyerinde fiili denetim sonucu tespit yapıldığı, davacıyı tanıyan bordro tanığı bulunmadığı, denetmen raporunun aksinin yazılı belgeler ile ispatlanabileceği, Kurumun işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğu, hükümde, davacının yeniden bağlanan yaşlılık ayığı ve ödemelerinin dikkate alınmadığı, yine davanın kısmen kabul kararı olması gerektiği, istem aşılmak suretiyle hüküm kurulduğu, aleyhe vekalet ücreti hükmedilmesinin yerinde olmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C.Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye  Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tanıklarının, davacının çalışmalarının gerçek ve fiili olduğuna yönelik beyanları, davacıya 01.07.2019 tarihinde yeniden bağlanan yalılık aylığına ilişkin ödemelerin mahsubunun infaz aşamasında Kurum tarafından gözetileceği dikkate alındığında, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı  gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br><br> V.TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br> C.Gerekçe  <br>         1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>        Dava, sahte sigortalılık nedeniyle iptal edilen çalışmaların, yersiz ödemeler nedeniyle borçlu olmadığının ve kesilen aylığın yeniden faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali  davasıdır.<br><br>2.İlgili Hukuk<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 4, 7, 9, 59 ve 86 ncı maddeleri ilgili hükümlerdir.<br><br>3. Değerlendirme<br>1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. <br><br>2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. <br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle; <br>Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, <br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, <br>01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5cb25d95d1f0c4b3","SID":"a96d9a5b6e31415f"}}