{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">8. Ceza Dairesi         2024/19981 E.  ,  2024/9077 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Asliye Ceza Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2022/200 E., 2023/718 K.<br>SUÇ\t: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma<br>HÜKÜM\t: Mahkûmiyet<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ\t: Onama<br><br>Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: <br><br>I. HUKUKÎ SÜREÇ<br>1.\tSanıklar hakkında, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2014 tarihli iddianamesiyle, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrasının ve üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.<br><br>2. Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2015 tarihli ve 2013/177 Esas, 2015/66 Karar sayılı kararıyla, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ...'in cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.<br>3. Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2015 tarihli kararının, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 12.05.2022 tarihli ve 2019/8394 Esas, 2022/7081 Karar sayılı kararıyla birden fazla nitelikli hal olduğundan teşdiden ceza verilmesi gerektiğinin ve kademeli uygulama yapılamayacağının gözetilmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.<br>4. Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2023 tarihli ve 2022/200 Esas, 2023/718 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ...'in cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.<br><br>II. TEMYİZ SEBEPLERİ<br>A. Sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemleri; ceza miktarlarının fazla olduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, davanın zamanaşımına uğradığına, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlemediklerine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.<br>B. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; delil yetersizliğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. <br><br>III. OLAY VE OLGULAR<br>Dava konusu olay, sanıkların taş ocağı işleten bir şirketin çalışanları, katılanın ise sanıkların çalıştıkları şirketle aynı mevkide bulunan başka bir taş ocağı işletmesinin ortağı olduğu, olay tarihinde sanıkların çalıştıkları şirkete ait kamyonet ile katılanın ise kendisinin kullandığı yanında tanık ... A.'nın olduğu kamyonetle seyir halindeyken, sanıklar ile ters istikamette karşı karşıya geldikleri, iki aracın aynı anda geçişine izin vermeyen yolda karşılaşan araçların durması üzerinde sanıkların bulundukları araçtan inerek sanık ...'ın aracından aldığı kürek sapıyla yarı açık bulunan kapı camından katılana vurmaya çalıştığı ve aracın camını kırdığı sırada katılanın araçtan dışarı çıktığı, sanık ...'ın katılana on olarak tabir edilen kalasla vurmaya başladığı, tanık ... A.'nın engel olmaya çalışmasına karşın diğer sanıklar ... ve ...'in tanığın engel olmasına izin vermediği, sanık ... tarafından katılan darp edilirken diğer sanıkların da katılanı tuttuğu vurulmaya devam edilirken diğer iki şüpheli tarafından da şikayetçinin tutulduğu, sanıkların katılanı kendi araçlarına bindirip kendi şirketlerine ait konteynıra götürdükleri, burada bir süre tartıştıktan sonra katılanın çok kanaması olduğundan tanık ... A.'nın katılanı alıp kendi şirketlerine ait şantiyelerine ve akabinde hastaneye götürdüğü, katılan hakkında alınan adli muayene raporlarında belirtildiği üzere katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda hayat fonksiyonlarını orta (ikinci) derecede etkileyecek nitelikte yaralandığı böylece sanıkların ... ve fikir birliği içinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.<br>IV. GEREKÇE <br>1. Dosya kapsamında yer alan 23.12.2011 tarihli adli muayene raporu, muhafaza altına alma tutanağı, olay görgü ve tespit tutanağı, 18.05.2012 ve 22.02.2013 tarihli Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulu raporları ile tanıklar ....'nın alınan beyanları ile diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, olay tarihinde sanıkların, katılanın kullandığı aracın önünü keserek sopa ile dövdükten sonra kollarından tutarak zorla çalıştıkları şirkete ait konteynıra götürdükleri bir müddet tartıştıktan sonra katılanı, yaralanmasından dolayı oluşan kanaması fazla olduğundan serbest bıraktıkları ve katılan hakkında aldırılan adli muayene ve adli tıp raporlarından katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı dolayısıyla sanıkların ... ve fikir birliği içinde üzerlerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri anlaşılmakla, Mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.<br>2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'in ve sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.<br><br>V. KARAR<br>Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2023 tarihli ve 2022/200 Esas, 2023/718 Karar sayılı kararında sanık ... ve sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ve sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, <br>Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c9b9ada98d0cad4e","SID":"3dd3211522215484"}}