{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">2. Hukuk Dairesi         2023/9518 E.  ,  2024/5907 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2023/1272 E., 2023/1783 K.<br>KARAR\t: Esastan ret<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Hekimhan Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2022/162 E., 2022/275 K.<br><br>Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir. <br><br> Kararın davalı-davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun sair istinaf sebepleri incelenmeksizin  Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin, birinci fıkrasının (a) bendinin (4) üncü alt bendi uyarınca re'sen kaldırılmasına ve mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br> <br>İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılamada, her iki davanın da reddine karar verilmiştir. <br><br> Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince   başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki <br><br>belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı-davalı erkek vekili  dava dilekçesinde özetle;  tarafların görücü usulüyle anlaştıklarını, 31 ağustos 2018 tarihinde düğün yapacaklarını, cinsel birliktelik yaşamadan ayrı yaşamaya başladıklarını, davalının davacının anne babasını istemediğini, müşterek konuta gelmemesi gerektiğini söylediğini ileri sürerek  davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>II. CEVAP<br> Davalı-davacı kadın vekili cevap ve birleşen dava dilekçesinde özetle;  ortak tanıdık vasıtası ile tanıştıklarını, Kadirli Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtığını, davacının kendisi ile cinsel birliktelik istediğini, kendisinin kabul etmediğini belirterek, asıl davanın reddi ile birleşen davanın kabulüne, tarafların  4721 sayılı Kanunun 166 ncı  maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kendisi için aylık 1.000,00 TL tedbir/yoksulluk nafakası bağlanmasına, 30.000,00 TL maddî, 30.000,00 TL manevî tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>1.İlk Derece Mahkemesinin 11.06.2021 tarihli kararı ile  tarafların evlendikten sonra fiili olarak birlikte yaşamadıklarını, düğün olmadan ayrı yaşamaya başladıklarını, bu hususun sebebinin kadının, erkeğin anne ve babasının evine gelmek istememesinden kaynaklandığını belirterek  kadının kusurlu olduğunda, davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanunun 166 ncı  maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadının tazminat ve nafaka taleplerinin reddine karar verilmiş olup, karar davalı-davacı kadın vekili tarafından her iki dava yönünden de reddedilmekle yapılan istinaf incelemesinde Bölge Adliye Mahkemesince  davalı-davacı kadının birleşen davası ile ilgili olarak hüküm kurulmadığı ve gerekçe  oluşturulmadığından bahisle  iki dava ile ilgili ayrı ayrı hüküm kurmak ve kurulan hükme uygun ayrı ayrı gerekçe oluşturmak gerektiği açıklanarak istinaf başvurusunun usulden kabulüne ve hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.<br><br>2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğin davası yönünden, kadının, erkeğin ailesini istemediğini bu sebeple evlilik birliğini temelinden sarsıldığının  iddia edildiğini, tanıkların beyanlarının taraftan aktarma beyanlar olduğunu, bu haliyle evlilik birliğinin temelinden sarsılması durumunu kabule elverişli olmadığını ve sebep ve saiki açıklanmayan soyut ve inandırıcılıktan uzak beyanlar olduğunu, birleşen dava yönünden ise, dava dilekçesinde kadının öncesinde kaçırılıp bırakıldığı ve başkası ile daha önce nişanlandığının karşı tarafça iddia  edilerek iftira ve hakaretler de bulunulduğu gerekçesiyle boşanma kararı verilmesinin talep edildiğini, talimat ile dinlenilen kadının tanığı ...'in kadının babası olduğunu, karşı tarafın mesaj içerikleri yada iddia edilen hususlar yönünden herhangi bir beyanının olmadığını, sunulan mesaj kayıtları dikkate alındığında her ne kadar erkek eş tarafından gönderildiği beyan edilmiş ise de taraflar arasında geçen tüm konuşma içeriğini yansıtmadığını, sadece bir kısım mesajları içerdiğini, bu haliyle kadının iddialarını ispatlamaya yeterli olmadığını belirterek her iki davanın da reddine ve kadın yararına 600,00 TL tedbir nafakasına  karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br><br>B. İstinaf Sebepleri<br>1. Davacı-davalı erkek vekili, hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, asıl davanın reddi yönünden kararın kaldırılmasına  karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>2. Davalı-davacı kadın vekili; hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, karşı davanın reddi ve kadın kabulüne hükmedilen tedbir nafakası yönünden kararın kaldırılmasına  karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre usul ve kanuna uygun olması gerekçesi ile   6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince tarafların istinaf başvurusunun  ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>1. Davacı-davalı erkek vekili, kararın  usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, asıl davanın reddi ve tedbir nafakası yönlerinden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>         1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br> Uyuşmazlık, taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, erkeğin  davasının reddi ve kadın yararına tedbir nafakası verilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. <br><br>2. İlgili Hukuk<br>      4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 166 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası,169 uncu maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı, 194 üncü, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci ve  371 inci  maddeleri.<br><br>3. Değerlendirme<br>1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br><br>2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup  davacı-davalı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Temyiz olunan  Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,<br><br>Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,<br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br><br>17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0537a7faa4152c59","SID":"5d4b71d27aa6c3bf"}}