{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">8. Ceza Dairesi         2024/14372 E.  ,  2024/8065 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Asliye Ceza Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2018/180 Esas, 2018/834 Karar<br>SUÇ\t: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma<br>İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ\t\t: İlgili kararın kanun yararına bozulması<br><br>İstanbul Anadolu 45.  Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2018 tarihli ve 2018/180 Esas, 2018/834 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 17.12.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40831 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:<br><br>I. İSTEM<br>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,  18.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40831 sayılı kanun yararına bozma isteminin;<br>“Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha evvel 08/02/2014 tarihinde işlemiş olduğu aynı neviden suç nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına ilişkin İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesinin 01/10/2015 tarihli ve 2016/2014/305 Esas, 2015/474 sayılı kararının 02/11/2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla,<br> 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. maddesinde yer alan, \"Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.\" şeklindeki düzenleme ve benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/2564 Esas, 2021/6714 Karar sayılı ilâmında yer alan \"...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan ... nedeniyle, mahkemesince açılan  kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,..\" şeklindeki açıklamalar karşısında,<br>Sanığın 27.08.2016 tarihinde inceleme konusu aynı nev'iden suç işlemesi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve denetim süresi içerisinde yeniden aynı türden suç işlemesi nedeniyle açılan kamu davası sonunda İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2018 tarihli ve 2018/180 Esas, 2018/834 sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabî tutulmasına karar verildiği, bu kararın itiraz edilmeden kesinleştiği, incelemeye konu 27/08/2016 tarihli eylemin daha önce İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesinin 01/10/2015 tarihli, 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ”<br>Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.<br><br>II. GEREKÇE<br>A. Şüphelinin 27.08.2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2017 tarihli ve 2016/150829 Soruşturma, 2017/3613 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 14.07.2017 tarihinde usulüne uygun şekilde  tebliğ edildiği,<br>B. Şüphelinin erteleme süresi içerisinde 15.09.2017 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararı kaldırılarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının  21.02.2018 tarihli ve 2016/150829 Soruşturma,  2018/9448 Esas, 2018/7826 sayılı iddianamesi ile İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,<br>C. İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.11.2018 tarihli ve 2018/180 Esas, 2018/834 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 17.12.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>D. İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesinin 01.10.2015 tarihli ve 2014/305 Esas, 2015/474 Karar sayılı kararının  kararının  incelenmesinde;<br> Suça sürüklenen çocuk hakkında 08.02.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2014 tarihli ve 2014/21736 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,  İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesinin 01.10.2015 tarihli ve 2014/305 Esas, 2015/474 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün   hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası dikkate alınarak 5271 sayılı kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği,  kararın 02.11.2015  tarihinde  itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>E. 28.06.2014  tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasında yer alan; \"Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.\" amir hükmü ve 5237  sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, \"Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.\" şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan \"Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır\" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında, <br>Somut olayda, sanık hakkında daha önceden 08.02.2014 tarihli eylemi nedeniyle İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesinin 01.10.2015 tarihli ve 2014/305 Esas, 2015/474  Karar  sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası dikkate alınarak 5271 sayılı kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına  karar verildiği,  kararın 02.11.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca verildiği, kanuni zorunluluk üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 27.08.2016  olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan ... nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı  Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca \"düşme\" kararı verilip İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden  hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.<br><br>III. KARAR<br>1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,<br>2.İstanbul Anadolu 45.  Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2018 tarihli ve 2018/180 Esas, 2018/834 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,<br>5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.<br>  <br><br><br><br>\t<br>     <br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c3b845571f2e63d9","SID":"72d67300ee77a78e"}}