{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">8. Ceza Dairesi         2024/14011 E.  ,  2024/7392 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Ceza Dairesi<br>SAYISI\t: 2021/854 E., 2022/752 K.<br>SUÇ\t: Uyuşturucu madde ticareti yapma<br>HÜKÜMLER\t: 1. İstinaf başvurularının esastan reddi  (Sanıklar ... ve Hayri hakkında)<br> 2. Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (Sanık ... hakkında)<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ\t: Düzeltilerek onama<br><br><br>İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:<br><br>I. HUKUKİ SÜREÇ<br>1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 13.09.2018 tarihli iddianamesi ile;<br>a. Sanıklar ... ve Hayri hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi ve 43 üncü maddesi uyarınca,<br>b. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca dava açılmıştır.<br>2. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2019 tarihli kararı ile;<br>a. Sanıklar ... ve Hayri hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,<br>b. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 55 inci maddesi uyarınca 10 yıl 5 ay 15 gün hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.<br>3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 07.04.2022 tarihli kararı ile;<br>a. Sanıklar ... ve Hayri hakkında istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,<br>b. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>II. TEMYİZ SEBEPLERİ<br>a) Sanık ...'nın temyiz isteği;<br>Suçsuz olduğuna ilişkindir.<br>b) Sanık ... müdafiinin temyiz isteği;<br>Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yeterli ve kesin delil bulunmadığına, sanığın kullanıcı olduğuna, tanıkların ilk ifadelerine itibar edilmesi gerektiğine, sanığın üzerinde, ikametinde ve bulunduğu araçta yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçmediğine, delillerin hukuka aykırı olduğuna, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.<br>c) Sanık ... müdafiinin temyiz isteği;<br> Sanığın kullanıcı olduğuna, somut ve yeterli delil bulunmadığına, eylemlerinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkindir.<br><br>III. OLAY VE OLGULAR<br>Temyizin kapsamına göre;<br>1. Dava konusu olay, sanıkların zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yaptıkları iddiasına ilişkindir.<br>2. Usulüne uygun mahkeme kararlarına istinaden sanıklar Hayri ve ...'ın kullandıkları GSM hatları hakkında iletişimin dinlenmesine, kayda alınmasına ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine karar verilmiştir.<br>3. Tape kayıtları, olay tutanakları, sanıkların savunmaları, tanıkların beyanları, fotoğraf teşhis tutanakları ve suça konu maddelere ilişkin ekspertiz raporları birlikte değerlendirildiğinde;<br>a) Sanıklar ... ve ...'nın 03.07.2018 tarihinde tanık ....'ye metamfetamin sattığı,<br>b) Sanık ...'ın 03.07.2018 tarihinde temyiz dışı sanık ....'ye metamfetamin sattığı,<br>c) Sanık ...'nin 07.07.2018 tarihinde tanık ....'ya metamfetamin sattığı tespit edilmiştir.<br><br>A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü<br>Sanık ...'nın 03.07.2018 tarihli eyleminin sübuta erdiği belirtilerek mahkûmiyetine,<br>Sanık ...'nin 07.07.2018 tarihli eyleminin sübuta erdiği belirtilerek mahkûmiyetine,<br>Sanık ...'ın 03.07.2018 tarihli eylemlerinin sübuta erdiği belirtilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.<br>Sanık ...'ın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden çok kez suç işlemesi nedeniyle hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca cezasında 1/4 oranında artırım yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü<br>1. Sanıklar ... ve Hayri Yönünden<br>İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.<br>2. Sanık ... Yönünden<br>İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince,<br>sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin olunan ceza üzerinden aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç cezanın ''10 yıl 5 ay hapis'' cezası yerine, ''10 yıl 5 ay 15 gün hapis'' cezası olarak belirlenmesi ile ilgili hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>IV. GEREKÇE<br>07.04.2022 tarihli kararının sanık ...'nın MERNİS adresinde doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ edildiği anlaşılmış olup; aynı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata aynı Kanun'un 23 üncü maddesinin bir ila sekizinci fıkraları ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın,  7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin yapılan tebliğin usulsüz olduğu, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesinin 04.01.2023 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek, sanık ...'nın temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;<br>Tape kayıtları, olay tutanakları, tanıkların beyanları, fotoğraf teşhis tutanakları birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ve sanık ... hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar Hayri ve ... müdafileri ile sanık ...'nın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde  hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.<br>A. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu,<br>B. Sanıklara verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek aynı Kanun'un 52 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranıldığı,<br>C. Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı’nca suç konusu uyuşturucu maddeden alınan şahit  numunenin müsaderesine karar verilmesi gerektiği,<br>D. Sanık ...'da ele geçen ve Adli Emanetin 2018/7334 sırasında kayıtlı olan 3.135,00 TL  paranın, suçtan elde edildiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığı halde müsaderesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.<br><br>IV. KARAR<br>İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlıklarında \"suç tarihi\" kısmında \"25.10.2017-17.07.2018\" şeklinde gösterilmiş ise de; gerçek suç tarihlerinin \"03.07.2018 (sanıklar ... ve ... yönünden) ve 07.07.2018 (sanık ... yönünden)\" olduğu belirlenerek yapılan incelemede;<br>A. Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin çıkartılarak yerine \"Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 ncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına\" ibaresinin eklenmesi,<br>B. Hüküm fıkralarının, sanıklara verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragraflarından \"ödenmeyen adli para cezası yönünden 5275 Sayılı Kanunun 106.maddesinin 3.fıkrası gereğince işlem yapılacağının ihtarına\" ibaresinin çıkartılarak yerine \"...tamamının tahsil edileceği\" ibaresinden sonra gelmek üzere \"ve ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına\"  ibaresinin eklenmesi,<br>C. Hüküm fıkrasının (Ç) bendinden sonra gelmek üzere \"Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından suç konusu maddelerden alınan şahit numunenin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine'' ibaresinin eklenmesi,<br>D.  Hüküm fıkrasının (D) bendinde yer alan kazanç müsaderesine ilişkin bölümünün çıkarılarak yerine ''Adli Emanetin 2018/7334  sırasında kayıtlı olan 3.135,00 TL'nin  suçtan elde edildiği sabit olmadığından sanık ...'a iadesine,'' ibaresinin eklenmesi suretiyle,<br>İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, <br><br>Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.<br><br>  <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aff04dc94a20e246","SID":"4f4ba3e7c8e0353e"}}