{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">8. Ceza Dairesi         2024/13585 E.  ,  2024/4715 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>MAHKEMESİ\t:Asliye Ceza Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2016/354 E., 2016/868 K.<br>SUÇ\t:Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak,   kabul etmek veya bulundurmak ya da  uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak<br>HÜKÜM\t: Mahkûmiyet<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ\t: Bozma<br><br>Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu,  karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü.<br><br>I. HUKUKÎ SÜREÇ<br>A. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin altıncı fıkrası delaletiyle birinci fıkrası  ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.<br>B. Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli ve 2016/354 Esas, 2016/868 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezasına, hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.<br><br>II. TEMYİZ SEBEPLERİ<br>Sanığın temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. <br><br>III. OLAY VE OLGULAR<br>A. Dava konusu olay, sanığın yapılan idrar tahlilinde uyuşturucu madde kullandığına ilişkindir.<br>B.  Sanık uyuşturucu madde kullandığına ilişkin ikrarda bulunmuştur. <br>İlk Derece Mahkemesinin kabulü;<br>Sanık hakkında açılan kamu davasından sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. <br><br>IV. GEREKÇE<br>A. Uyap sorgulamasında sanık hakkında 02.10.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/150 Esas ve 2015/5 Karar sayılı ve 21.01.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/317 Esas ve 2014/728 Karar sayılı  ilamı ile verilen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararların 11.03.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla;<br>Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı uyarınca tabi tutulduğu tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;<br>       a. Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik  tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir \"kamu davasının açılmasının ertelenmesi''  kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise; 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıca madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz\" hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası  uyarınca \"davanın düşmesine\" ve tedavi ve/veya denetimli serbestlik kararı veren ilgili mahkemeye ya da kamu davasının açılmasının ertelenmesi  kararı veren ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, <br>        b. Sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir \"kamu davasının açılmasının ertelenmesi\"  kararının denetim süresi içinde işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik  tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir \"kamu davasının açılmasının ertelenmesi\" kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise; bu suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanık hakkında 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde gösterilen dava açma şartlarının gerçekleştiğinin sabit görülmesi halinde yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibariyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde bir karar verilmesi, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,<br>B. Soruşturma evrakının ve  ele geçen maddeye ilişkin ekspertiz raporunun onaysız fotokopi olduğu anlaşılmakla, hükme esas alınan tüm soruşturma evrakının aslı veya onaylı örnekleri getirtilmeden, onaysız fotokopilerine dayanılarak hüküm kurulması<br>C. Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş \"kamu davasının açılmasının ertelenmesi\" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hüküm, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinden, söz konusu dosyanın/dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime  imkan verecek şekilde dosya içine konulup, incelenen 02.11.2015 tarihli eylemi yönünden 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. <br><br>V. KARAR<br>Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli ve 2016/354 Esas, 2016/868 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,<br>Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2024 tarihinde karar verildi.<br>  <br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8fdced39dd4f0216","SID":"70bea73ee076509c"}}