{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">2. Hukuk Dairesi         2023/7641 E.  ,  2024/4371 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2022/810 E., 2023/1154 K.<br>KARAR\t: Esastan ret<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Çorlu 3. Aile Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2019/283 E., 2021/387 K.<br><br>Taraflar arasındaki boşanma  davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince   davanın açılmamış sayılmasına  karar verilmiştir.<br><br>Kararın davacı  kadın tarafından istinaf edilmesi üzerine  Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kadın  tarafından temyiz edilmekle; esinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili  dava dilekçesinde  özetle; evlilik birliğinin temelden sarsıldığını, iddia  ederek  4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi uyarınca tarafların  boşanmalarına  1000,00 TL tedbir -yoksulluk nafakasına hükmedilmesini, 100.000,00 TL maddî tazminat ile, 100.000,00 TL manevî tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesin  karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü nafaka ve tazminat taleplerinin reddine karar verildiği takdirde boşanmalarına karar verilmesi talep etmiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile  dosyanın 31.03.2021 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verildikten sonra, Çorlu 2. Aile Mahkemesi 08.04.2021 tarihli müzekkere ile 2021/178-208 Esas-Karar sayılı dosyasında birleştirme kararı verildiğini bildirerek dosyanın gönderildiği,3.09.2021 tarihli ara karar ile dosyanın ayrılmasına karar verildiği ve Mahkemenin 2021/446 Esas numarasına kaydedildiği ,davacının duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde belirlenen günde duruşmaya gelmediği, davalı vekilinin dosyanın işlemden kaldırılmasını talep ettiği, 31.03.2021 tarihinde dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 inci  ve devamı maddeleri gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, işlemden kaldırma tarihinden itibaren yasal üç aylık sürede dosyanın yenilenmesinin  talep edilmediği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına süresinde  davacı kadın istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br><br>B. İstinaf Sebepleri<br>Davacı kadın    istinaf dilekçesinde özetle; mazeretinin reddi ile davanını açılmamış sayılmasına karar verilmesi ve aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti bakımından kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların 03.10.2015 tarihinde evlendiği, ortak çocuklarının bulunmadığı, davalı erkeğin İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinden sonra 02.10.2021 tarihinde vefat ettiği, taraflar arasındaki evlilik birliğinin ölüm ile sona erdiği, davacı kadın tarafından davalı erkek aleyhine açılan boşanma davasında davacı kadının en son olarak 09.12.2020 tarihli duruşmaya katıldığı; bu nedenle takip eden 22.01.2021 tarihli duruşmadan haberdar olmasına rağmen duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadığı; duruşmaya katılan davalı vekili davayı takip etmedikleri yönünde beyanda bulunmadığı, bilakis davalı tanığı ...  için tekrar talimat yazılması taleplerinin bulunduğunu, kendisinin de tanığı hazır etmeye çalışacağını belirterek davayı takip ettiği, İlk Derece Mahkemesince bir sonraki duruşma tarihi 31.03.2021 olarak belirlendiği  davacı kadının Çerkezköy Aile Mahkemesi aracılığı ile gönderdiği 25.03.2021 tarihli mazeret dilekçesinde, annesi yaşlı ve rahatsız olduğundan şehir dışına çıkmak zorunda olduğunu belirterek duruşmanın ileri bir tarihe ertelenmesini istediği; İlk Derece Mahkemesince davacının mazeret talebi reddine karar verilerek  dosyanın 31.03.2021 tarihli duruşmada işlemden kaldırıldığı, davalı erkek vekilinin, asıl davaya ilişkin dosyanın işlemden kaldırıldığı 31.03.2021 tarihinden sonra olmak üzere Çorlu 2. Aile Mahkemesinin 2021/178-208 E.-K. sayılı dosyasında davacı kadın aleyhine boşanma davası açtığı, Çorlu 2. Aile Mahkemesinin 08.04.2021 tarih ve 2021/178-208 E.-K. sayılı birleştirme kararı ile birleşen dosyanın asıl davayı ile birleştirilmesine karar verildiği, birleşen dosya asıl davaya ilişkin dosyaya 08.04.2021 tarihinde gönderildiği; bundan sonra birleşen davada taraf teşkili ve dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasının tamamlandığı,  03.09.2021 tarihli kararla, birleşen davanın asıl davadan tefriki ile yeni bir esasa kaydına karar verildiği,  bu suretle eldeki davadaki kararın sadece davacı kadın tarafından davalı erkek aleyhine açılan davaya ilişkin verildiği, davalı erkek tarafından davacı kadın aleyhine açılan davada ise Çorlu 3. Aile Mahkemesinin 24.11.2021 tarih ve 2021/446-576 E.-K. sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği; hüküm henüz kesinleşmediği, davacı kadın tarafından davalı erkek aleyhine açılan davada dosyanın 31.03.2021 tarihinde işlemden kaldırıldığı, 6100 sayılı kanunun 150 inci maddesinin beşinci fıkrasında  belirtilen 3 aylık yasal süre içinde taraflarca yenilenmediği, davanın yenilenebileceği üç aylık sürenin sonu ile ilk derece mahkemesinin karar tarihi arasında  üç aylık sürenin dolduğu,  davalı erkek İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinden sonra 02.10.2021 tarihinde vefat ettiği, eldeki davada davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi zorunlu olduğundan 4721 sayılı kanunu  181 inci maddesinin ikinci fıkrasının  uygulanmasına  imkan olmadığı  karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7 inci maddesinin birinci fıkrasına  göre,  ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın nakli, davanın açılmamış sayılması, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunacak şeklinde olduğu  eldeki davada da ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verildi , davalı lehine 4.080 ,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde yanlışlık olmadığı  gerekçesi ile  istinaf başvurusunun  esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde  davacı kadın temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davacı kadın  temyiz başvurusunda özetle ; mazeretinin reddi ile davanını açılmamış sayılmasına karar verilmesi ve aleyhine hükmedilen  vekâlet ücreti bakımından kararın bozulmasına  karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>         1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>   Uyuşmazlık, davacının mazeretinin reddi  ile dosyanın işlemden kaldırılması ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi  ve hükmedilen vekâlet ücreti noktasında toplanmaktadır.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 sayılı kanunun 150 inci  maddesi , AAÜT nin 7 inci maddesinin birinci fıkrası. <br><br>3. Değerlendirme<br>1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br><br>2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı kadın tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Temyiz olunan  Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,<br><br>Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,<br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br>                \t<br><br><br><br>  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eb1f3de1554699c1","SID":"9fcece779564c33f"}}