{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">8. Ceza Dairesi         2024/14155 E.  ,  2024/4437 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>MAHKEMESİ\t:Asliye Ceza Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2014/1168 E., 2015/638 K.<br>SUÇLAR\t: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kişilerin huzur ve sükununu bozma<br>HÜKÜMLER\t: Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ\t: İade, bozma<br><br>Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. <br>Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: <br><br>I. HUKUKÎ SÜREÇ<br>1. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.12.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.  <br>2. Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir.<br>II. TEMYİZ SEBEPLERİ<br>Sanığın temyiz isteği, <br>Suçlamaları kabul etmediğine, mağdureyi ikna etmek için araca bindirdiğine, atılı suçları işleme niyetinin bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiğine ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir. <br><br>III. OLAY VE OLGULAR<br>Dava konusu olay; resmi nikahlı evli olan sanık ile mağdure arasında geçimsizlik nedeniyle boşanma davası bulunduğu, olay günü kaldırımda yürümekte olan  mağdurenin arkasından gelen sanığın ne olduğu tespit edilemeyen bir spreyi yüzüne sıkarak onu zorla araca bindirdiği, aracın açık kimliği tespit edilemeyen bir şahıs tarafından kullanıldığı, araç içerisinde sanığın mağdureyi öldürmekle tehdit ettiği, bir süre yol aldıktan sonra kimliği tespit edilemeyen şahsın araçtan indiği, aracın sanık tarafından kullanıldığı, kapıların kilitlendiği, mağdurenin zorla araca bindirildiğini görenlerin polise ihbarda bulunması üzerine polisin aracı takibe başladığı, sanığın dur ihtarına uymadığı, yaşanan kovalamaca neticesinde aracın durdurularak mağdurenin kurtarıldığı, aynı gün serbest bırakılan sanığın mağdureyi ısrarla aramaya ve ona mesaj atmaya devam ettiği iddiasına  ilişkindir. <br><br>IV. GEREKÇE<br>A. Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden,<br>Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.<br>B. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden,<br>1. Mağdurenin aşamalardaki beyanları, sanık savunmaları ve 06.11.2014 tarihli tutanaklara göre, mağdureyi zorla araca bindiren sanığın, onu Aziziye Caddesi, Gazi Devlet Hastanesi'nden Ankara çevre yoluna kadar alıkoyduğu, yapılan ihbar üzerine polisin araca dur ihtarında bulunduğu, ancak sanığın kaçmaya devam ettiği, son olarak yaşanan kovalamaca sonucu köy yoluna saptığı sırada aracın durdurularak mağdurenin kurtarıldığı anlaşılan olayda, sanığın mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin teşebbüs aşamasını geçerek tamamlandığı nazara alındığında, Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. <br>2. Tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirilerek; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın mahkumiyetine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz itirazları reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.<br><br>V. KARAR<br>A. Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden,<br>Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın kanun yolu başvurusu itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İADESİNE, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,<br>B. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden<br><br>Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2014/1168 Esas sayılı kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz itirazları ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,<br> Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2d55f784e7e0c22d","SID":"08b0f4ba454456de"}}