{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">10. Hukuk Dairesi         2023/12669 E.  ,  2024/290 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: Avanos Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2022/454 E., 2023/13 K.<br>KARAR\t: Ret<br><br>Taraflar arasında görülen sigorta primine esas kazancın tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.<br><br>Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Mahkeme kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki  belgeler incelenip gereği düşünüldü:\t<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, davacının davalı iş yerinde 24.10.2010 tarihinden 11.07.2013 tarihine kadar aralıksız olarak bilfiil işçi olarak çalıştığını, bu çalışma sürecinin başında davalı işveren taraından davacıya maaş olarak 3.500,00 TL ücret verilerek işe başladığını, davacının maaşının zamanla arttığını ve işten çıkmadan önce son maaşının da 4.250,00 TL olduğunu, davalı işverenin, davacının sigorta primlerini daima düşük miktardan yatırdığını, davacının işveren ile mütemadiyen bu eksikliğin giderilmesi için iletişime geçtiğini, ancak bir sonuç elde edemediğini, davacının davacının çalışmış olduğu dönem boyunca sigorta primlerinin maaşı üzerinden yatırılacağı kanaatinde olduğunu, fakat davacının daha sonra yaptığı araştırmalar neticesinde sigortasının gerçek maaşı üzerinden yatırılmadığını öğrendiğini, davacının belirtilen tarihler arasındaki hizmetinin maaşı üzerinden değerlendirilip eksik yatırılan sigorta primlerinin tamamlatılmasını istediğini beyanla, davacının çalışmalarının karşılığı olarak yatırılan sigorta primlerinin gerçek maaşı (4.250,00 TL) üzerinden sigorta primlerinin eksik kalan kısmının tamamlatılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br><br>II. CEVAP<br>Davalının cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan tespit davasında yalnız tespit hükmü verilmesi gerektiğini, ayrıca ede hükmünün verilemeyeceğini, çünkü 6100 sayılı HMK md.26 gereği mahkemenin talepten fazlaya hüküm veremeyeceğini, bu nedenle davacı tarafın tespit dışında yer alan ve edaya yönelik taleplerinin reddi gerektiğini, davalı şirket bünyesinde 24.10.2010 tarihinden bu yana mutfak şefi olarak çalışan davacının işe girişi sırasında aldığı maaşın net 935,00 TL iken en son aldığı maaşın ise net 1.168,75 TL olduğunu, bu hususun davacı tarafından imzalanmış olan 24.10.2010 tarihli hizmet sözleşmesi, ihtirazi kayıt konulmadan imzalanmış maaş bordroları ve banka hesap kayıtları incelendiğinde açıkça görüleceğini, ayrıca davacı işçi tarafından işe girerken imzalanmış olan 24.10.2010 tarihli belirsiz süreli hizmet sözleşmesinde de işçinin işe girerken 935,00 TL net maaş alacağının açıkça belirtildiğini, davacının davalı şirket aleyhine kıdem tazminatı, fazla çalışma alacağı, yıllık izin ücreti, dini ve milli bayramda çalışma alacağını içeren alacak davası açtığını, bu davanın da Mahkemenin 2013/241 Esas sayılı dosyasında görüldüğünü beyanla, davacının edaya ilişkin taleplerinin usulden reddine davacının davasının reddine, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br><br>III.MAHKEME KARARI<br>Mahkemece; \"Davanın kabulüne\" karar verilmiştir.<br><br>IV.  BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ <br> A. Bozma Kararı <br>1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.<br>2. Dairece özetle, “... 2010 Ekim ayı ile 2013 Mayıs ayları arasındaki bordroları imzalı olup, yazılı delil olduğu ve aksinin yazılı delille ispatlanması gerektiği, bu nedenle bordrolarda belirtilen ücretler ile Kuruma bildirilen ücretlerin aynı olması nedeniyle bu dönemler yönünden talebin reddine karar verilmesi, diğer taraftan 2013 Haziran ve Temmuz ayları yönünden ise yukarıda belirtilen kayıtların bulunmaması sebebiyle emsal ücret hükme esas alınamayacağından bu dönem yönünden de talebin reddine karar verilmesi gerektiği...” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.<br><br>B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar<br>Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dair karar verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br> A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>1.Davacı vekili özetle; Kararın bozulmasını talep etmiştir.<br>2.Davalı Kurum vekili özetle hükmün bozulmasını talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br> 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, sigorta primine esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.<br><br> 2. İlgili Hukuk<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesi.<br><br>3. Değerlendirme<br>Eldeki dava, sigorta primine esas kazancın tespiti istemine ilişkin olup, davanın niteliği itibarıyla iş bu davalarda Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı davalı konumunda yer almaktadır. Bu nedenle davalı Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetsizdir ve ilgili husus bozmayı gerektirir. Ancak belirtilen eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'unun 438 inci maddesi gereğince Mahkeme kararı düzeltilerek onanmalıdır.<br><br>VI. KARAR<br>1.Hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinin hükümden silinerek çıkartılmasına,<br><br>2.Hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinin silinerek yerine, \"Davalı Kurum ve davalı şirket kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,<br><br>Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,<br><br>Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine,<br><br>18.01.2024  tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>  <br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"05106f16dec67dba","SID":"4f8766aa0c4a4c62"}}