{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">10. Hukuk Dairesi         2020/4342 E.  ,  2024/8200 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2018/494 E., 2019/1750 K.<br>KARAR\t: Esastan ret<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Muğla 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2017/571 E., 2018/3 K.<br><br><br>Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine  karar verilmiştir.<br><br>Kararın davacı vekili  tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ...  tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki  belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA\t<br>Davacı  vekili dava dilekçesinde, davacı vekili  İzmir İcra Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesi ile İcra Müdürlüğünün sıra cetvelinin yasaya aykırı olduğunu, Muğla SGK ile 2. sırada bulunduklarını, dosyanın garameten taksiminin 6183 sayılı Kanun'un 21 inci ve ilgili maddeleri gereği olduğunu, kaldı ki, SGK'nın ilk haczi 11.04.2007 tarihinden sonra yenilenmemiş olup, hacizlerin düştüğünü, SGK'nın haciz sebebi hangi dönemi kapsadığı ve borcun neden kaynaklandığının belli olmadığı, bu konunun açıkça sorularak işlem yapılması gerektiğini, ayrıca borçlunun Muğla SGK  ile borcu yapılandırma ve taksitlendirmeye tabi tuttuğunu, bu durumun da nazara alınmadığını beyanla derece kararının iptaline karar verilmesini talep  etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, müveklili Kurumun Muğla SGK Müdürlüğünün, iflas masasına Kurum alacağını bildirirken, Kurum alacağına dayanak belgeler ile birlikte bildirimde bulunduğunu, borçlunun iflas etmeden önce müvekkili Kurumdan yapılandırma talebinde bulunmasının borcun ödendiği anlamına gelmediğini ve 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi hükmü uyarınca yetki itirazında bulunduklarını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece \"... dava konusunun icra memurunun yapmış olduğu sıra cetveline şikayet yoluyla itiraz olduğu anlaşılmakla davaya bakma görevinin İcra Hukuk Mahkemesi olduğundan Mahkememizin görevsizliğine dair Mahkememizce verilen  22.12.2016 tarih ve 2016/645 Esas, 2016/947 karar sayılı karar temyiz edilmekle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi Başkanlığının  2017/156 Esas, 2017/200 sayılı kararı ile \"Muğla 1.Asliye Hukuk Mahkemesi davaya bakmaya İcra Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı vermiş ise de hüküm fıkrasında görevli mahkeme belirtilmeksizin, İzmir 9. İcra Hukuk Mahkemesince de görevsizlik kararı verildiği belirtilerek merci tayini için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemelerce görevsizlik kararı verilirken görevli Mahkemenin gösterilmesi yasal bir zorunluluktur. Merci tayini talebinden İzmir 9. İcra Hukuk  Mahkemesine görevsizlik kararı verildiğinin kabulü halinde ise görevsizlik ve yetkisizlik kararlarının HMK hükümlerine aykırı olarak  birlikte verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, Muğla 1.Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi sıfatıyla) ile İzmir 9.İcra Hukuk Mahkemesi arasında karşılıklı olarak verilmiş,görevsizlik/yetkisizlik kararı bulunmadığından yargı yeri belirlenmesi koşulları bulunmamaktadır. (Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.10.2016 2016/6795-8172, 13.10.2016 2016/9209-8938)\" gerekçesiyle Mahkememizce verilen karar bozulmuştur.<br><br>Yapılan araştırma ve inceleme neticesi, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosyanın görevli Muğla İcra Hukuk Mahkemesine  gönderilmesine dair Mahkememizce verilen 30.05.2017 tarih ve 2017/109 Esas, 2017/320 Karar sayılı karar temyiz edilmekle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin  25.09.2017 tarih ve 2017/1748 Esas, 2017/1159 karar sayılı kararı ile \"davacı ...'ın alacaklı,  dava dışı  ...'in borçlu  olup, ihtiyati haciz kararı üzerine dosya açıldığı, bilahare bono alacağına dayanılarak 11.02.2009 tarihinde takibe girişilip, toplam 69.374,00 TL’nin tahsilinin istendiği, 10 örnek ödeme emrinin borçluya 20.02.2009 günü tebliğ edildiği, İzmir, Bayraklı 3848 Ada, 6 parsel, 7 nolu bağımsız bölüm üzerine 10.02.2009 tarihinde ihtiyati haciz konulduğu, bu taşınmazın İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2009/18167 sayılı dosyasındaki ihalede 28.06.2013 günü alacağa mahsuben Girişim Varlık Yönetim A.Ş. ye satıldığı, ipotek alacağından kalan 66.011,00 TL nin sıra cetveli yapılmak üzere dosyaya gönderildiği, müdürlükçe 01.08.2014 günü yapılan sıra cetvelinde; \"tebliğ gider masrafının mahsubundan sonra ihale bedelinden kalan kısımdan 11. sırada bulunan alacağın nafaka alacağı olması sebebiyle Kemalpaşa İcra Müdürlüğü dosyasına ödenmesine, kalan miktarın diğer dosya alacaklılarının imtiyazlı alacaklardan olmaması, dava tarihinin ilk sırada haczi bulunan ve birinci sırada yer verilen SGK alacağından sonra açılmış mahkeme ilamına dayanması sebebiyle nazara alınmamasına, ihale bedelinden kalan kısmın SGK Muğla İl Müdürlüğüne ödenmesine, diğer dosya alacaklılarının alacağına artan para bulunmadığından nazara alınmamasına\" karar verildiği görülmüştür. <br><br>Derece kararına itiraz kapsamında aslına itiraz edilen borcun Muğla Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünde 6183 sayılı Kanun kapsamında yürütülen takiplere ilişkin olup  2006/8-9-10-11. ayların prim borcu olan 43.000,00 TL alacak yönünden yapıldığı, 04.04.2007 tarihinde taşınmaz üzerine haciz konulduğu, haciz yazısının 11.07.2007 tarihinde tapu müdürlüğünce işlendiği, yargılama sırasında Muğla Ortaca SGK müdürlüğünce haciz konulan döneme ait prim borçlarının ödendiği bildirilmiş olup,  5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinin ondokuzuncu bendine göre, \"Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanun'un uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir. Yetkili iş mahkemesine başvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz.\" düzenlemesini içerdiği dikkate alınarak;<br> alacaklı tarafça SGK'nun alacağının esasına ilişkin olarak da sıra cetvelinin iptali istendiğinden buna ilişkin iddiaların İş Mahkemesinde incelenmesi gerekmektedir.<br><br>Mahkeme kararının hüküm fıkrasında yazım yanlışlığı yapılmış ise de karar içeriğinden Muğla İcra Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verildiği sonucuna varılmıştır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın esasına girilerek, toplanacak kanıtlar değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulması gerektiği halde, görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan; aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan kararın, esası incelenmeksizin kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapılmaksızın HMK 353/1-(a)-3. maddesi uyarınca karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası oluşturulmuş, Muğla 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinden verilen 23.05.2017 tarih, 2017/109 Esas ve 2017/320 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br><br>Mahkememizce İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesi'nin 25.09.2017 tarih ve  2017/1748 Esas, 2017/1159 karar sayılı bozma  ilamına kanun gereği uyulmasına karar verilmiştir.<br><br>Yapılan araştırma ve inceleme neticesi, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Sosyal Güvenlik Kurumu Alacakları imtiyazlı alacaklardandır. SGK'nın haczi satıştan sonra terkin edilmiştir. Bu nedenle sıra cetveline yapılan şikayet yoluyla itirazın reddine karar vermek gerekmiştir...\"  gerekçesi ile  davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf Sebepleri<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde,derece kararına itiraz kapsamında aslına itiraz edilen borcun Muğla SGK'nın 6183 sayılı Kanun kapsamında yürütülen takiplere ilişkin olduğunu, 2006/8- 9- 10- 11 ayları prim borcu olan 43.000,00 TL alacak yönünden yapıldığı, 04.04.2007 tarihinde taşınmaz üzerine haciz konulduğu, haciz yazısının 11.07.2007 tarihinde tapu müdürlüğünce işlendiği yargılama sırasında Ortaca SGK Müdürlüğünce haciz konulan döneme ait prim borçlarının ödendiğinin bildirildiğini, hacizli dosyanın ödenmesine rağmen imtiyazlı alacak gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile \" İlk Derece Mahkemesi kararına itiraz kapsamında aslına itiraz edilen borcun Muğla Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünde 6183 sayılı Kanun kapsamında yürütülen takiplere ilişkin olup  2006/8- 9- 10- 11. ayların prim borcu olan 43.000,00 TL alacak yönünden yapıldığı, 04.04.2007 tarihinde taşınmaz üzerine haciz konulduğu, haciz yazısının 11.07.2007 tarihinde tapu müdürlüğünce işlendiği, yargılama sırasında Muğla Ortaca SGK Müdürlüğünce haciz konulan döneme ait prim borçlarının ödendiği bildirilmiş ise de, 22.07.2013 tarihi itibariyle Kurumun alacak tutarının 280.000,00 TL olduğu ve  birden fazla icra dosyasından konulan birden fazla haciz yazıları ile taşınmaz üzerinde takip bulunduğundan, İzmir 19. İcra Müdürlüğü'nün 2011/1846 Esas sayılı dosyasında düzenlenen derece kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır....\" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili  temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davacı  vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla  kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık,icra müdürlüğü tarafından düzenlenen sıra cetveline karşı itirazen düzeltilmesi talebinden ibarettir. <br><br>2. İlgili Hukuk<br>  1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun  369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.<br><br>2.  506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 80, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 21, 35 ve ilgili maddeleri, İcra İflas Kanunun 140, 142 nci maddesi hükümleridir.<br><br>İcra ve İflas Kanun'un 142 nci maddesinin 1 inci fıkrasında, \"Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir.\" hükmü yer almaktadır. Düzenlemeden de anlaşılacağı üzere sıra cetveline karşı koymak isteyen alacaklı, bu husustaki takip hukuku kurallarının yanlış uygulandığını iddia etmeyip, sıra cetveline alınmış olan bir alacaklının alacağına veya onun sırasına itiraz etmek istiyorsa, o zaman sıra cetvelinekarşı mahkemede itiraz yoluna başvurması, yani o alacaklıya karşı genel mahkemede dava açması gerekmektedir.Burada davacı, sıra cetveline alınmış olan alacaklının alacağına veya sırasına itiraz eden alacaklıdır. <br><br> 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’u 6183 sayılı Kanun'un 21/1 inci maddesinde, Kamu dışında üçüncü şahıslar tarafından haczedilen malların paraya çevrilmesinden önce o mal üzerine kamu alacağı için haciz konulması hâlinde kamu alacağının hacze iştirak edeceği ve satış bedelinin garameten paylaştırılacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm kamu alacaklarının ilk hacze iştirakleri yönünden özel bir düzenleme olduğundan, İİK'nın 206 ve 207 nci maddesi kamu  alacaklarının  hacze  iştirak  etmesinde uygulanmaz. Kamu alacağının hacze iştiraki açısından ilk haczin dayandığı alacağın niteliği ile ilgili bir ayrım yapılmadığından, ilk haczin dayandığı alacak hangi sebepten doğarsa doğsun kamu alacağı için satıştan önce haciz konulmuşsa ilk hacze iştirak eder. Öte yandan, 6183 sayılı Kanun'un 21/1 inci maddesi, ilk haczin üçüncü kişiler tarafından uygulanması hallerine münhasır olup, üçüncü kişiden sonra birden çok kamu alacaklısı tarafından haciz konulması halinde, haciz sahibi bütün kamu alacaklılarının ilk hacze iştirakinin kabulü gerekir. Böyle bir ihtimalde kamu alacaklıları bakımından aynı Kanun'un 69 uncu maddesi uygulanmaz. Diğer anlatımla, üçüncü kişilerin alacağı için haczedilen mallar, malın satışı tarihinden önce bir kamu alacağı için de haczedilirse anılan Yasa'nın 69. maddesi uygulanmaz ve mahcuza satıştan önce haciz uygulayan bütün kamu idarelerinin kamu alacağı ilk hacze iştirak eder ve satış bedeli aralarında garameten paylaştırılır. 69 uncu madde hükmü, bedeli paylaşıma konu mal üzerindeki bütün hacizlerin kamu Kurumlarına ait olması halini; 21 inci maddesinin birinci fıkrası ise ilk haczin İcra ve İflas Kanunu'na göre (özel hukuk kişileri tarafından kamu alacakları dışındaki alacaklar için) konulmuş olması halini düzenlemektedir.<br><br>3. Değerlendirme<br>1.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde, dava dışı ...’in borçları nedeniyle “Derece Kararı” adı altında İzmir 19. İcra Müdürlüğünün 2011/11846 sayılı dosya üzerinden düzenlenen 01.08.2014 tarihli sıra cetvelinde 11.04.2007 haciz tarihli SGK Muğla İl müdürlüğü 1. sırada aldığı, alacak miktarının 280.0000 TL olarak belirtildiği, davacı ...'ın, dava dışı borçlu ...’e karşı örnek no:10(Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak takiplere ilişkin ödeme emri) ile 2 adet bonoya dayalı toplam 69.374,00 TL üzerinden 11.02.2009 tarihinde  başladığı icra takibi nedeniyle,aynı cetvelde alacaklı olarak 2. sırada yer aldığı, bu cetvele 69.374 TL tutar üzerinden alacaklı olarak kaydedilmiş olduğu, davalı Kurumun yukarıda anılan sıra cetveline kaydına ilişkin alacağına konu haczi,dava dışı ... Tur Gıda Pet.San.Tic.A.Ş.’nin 2007/10625 takip no.lu dosyası üzerinden  dava dışı ...’e gönderilen ödeme emrine istinaden Kurumun 04.04.2007 tarihli haciz bildirisi ile tapu kayıtlarına 11.07.2007 tarihinde işlendiği, anılan şirketin 2006/8-11.ayları arasındaki  43.000 TL prim borcuna ilişkin olmakla ve tapuya şerh edilen hacze ilişkin tutar da 43.000 TL olmakla birlikte, Kurumun mahkeme müzekkeresine verdiği 02.11.2015 tarihli cevapta,yukarıda belirtilen borç bilgileri verildikten sonra bu borcun 2009 yılında ödendiği  ancak  29.04.2013 tarihli İzmir 14. İcra Müdürlüğü tarafından Kuruma gönderilen ilgili taşınmazın açık artırma ile satışına garameye iştirak ettiklerinden dolayı borçlunun son durumunun sorulması üzerine 22.07.2013 tarihli yazı ile İcra Müdürlüğüne borcun 280.000 TL olduğunun bildirildiği,18.08.2014 tarihli yazı ile İzmir 19. İcra Müdürlüğü tarafından gönderilen garameye iştirak kararı ile ilgili yerin satışından 66.011 TL'nin Kurum hesaplarına gönderildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.<br><br>Tüm bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere davalı Kurumun anılan derece kararında yer alan 280.000 TL tutarındaki alacağının, dava dışı ... Tur Gıda Pet. San. Tic. A.Ş.’nin 2007/10625 takip no.lu dosyası üzerinden  dava dışı ...’e gönderilen ödeme emri nedeniyle 04.04.2007 tarihli haciz bildirisi ile tapu kayıtlarına 11.07.2007 tarihinde işlenen takip dosyasına mı ilişkin olduğu yoksa Kurumun  dava dışı  ...’e  başka bir  takip dosyası üzerinden gönderilen Kurum alacağına mı ilişkin olduğu açıkça belirlenmeli, Kurumun  başka alacağına  ilişkinse alacağın dönemi,tutarı,bu alacak için ne zaman,ne üzerine haciz konduğu açıkça belirlenmeli,öte yandan davacının alacağı için hangiş tarihte haciz konulduğu araştırılmalı, buna göre davalı Kurumun 280.000 TL alacağına ilişkin haczin yukarıda anılan derece kararına konu gayrimenkulün satışından önceki tarihte mi sonra tarihte mi konulduğu, önceki tarihe ait ise bu defa bu haczin davacının alacağı için konulan hacizden önceki tarihte mi sonraki tarihte mi konuldığu araştırılarak, Kurum alacağına ilişkin haczin, davacının haczinden önceki tarihe ait olması halinde mevcut karar gibi,sonraki tarihte ancak gayrimenkulün satışından önceki tarihte ise 6183 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.<br><br>Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.<br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,<br><br>2. İlk Derece Mahkemesi kararının  BOZULMASINA,<br><br>3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, <br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, <br><br>16.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ec4e73825804ae44","SID":"a1c1af75367b1fd5"}}