{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">11. Hukuk Dairesi         2011/8131 E.  ,  2012/15241 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>MAHKEMESİ\t: İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br><br>Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/03/2010 tarih ve 2009/21-2010/46 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>Davacı vekili, müvekkilinin  “CARDINI” markasıyla 2000 yılından buyana üretim yaptığını, marka üzerinde öncelik hakkının olduğunu  ileri sürerek, davalının 2002/31625 nolu marka tescilinin hükümsüzlüğüne, haksız rekabetin tespitine, men’ine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, müvekkilinin marka tescilinin 25 ve 35 nci sınıflara ilişkin olduğu halde davacının marka tescilinin 24 ve 26 ncı sınıflara ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda,  davacının markasının önceye dayalı kullanımını ispat edemediği, davacı markası ile davalı markası arasında 556 sayılı KHK’nin 7/1-b ve 8/1-b anlamında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Kararı,  davacı vekili temyiz etmiştir.<br> Dosyadaki  yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0cc71de946a4a7cb0fd94fb3a0faba11","SID":"5001f417ab8029c4"}}