{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">4. Hukuk Dairesi         2021/22413 E.  ,  2023/87 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ \t:Ticaret Mahkemesi <br>SAYISI\t\t: 2021/600 D.İş <br>SAYISI\t\t: 2021/İHK-23497<br>HÜKÜM/KARAR\t: Başvurunun Kabulü - İtirazın Kabulü, Uyuşmazlık Hakem Heyeti \t\t\t  kararının kaldırılarak başvurunun kısmen kabulü<br>SAYISI\t\t: K-2021/17876<br><br><br>Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun  kabulüne karar verilmiştir.<br><br>Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br><br>İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili; 21.10.2014 tarihinde, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortaladığı aracın karıştığı çok taraflı trafik kazasında karşı araç sürücüsü olan davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak, 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, 10.05.2021 tarihli dilekçe ile talebini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 198.958,11 TL sürekli iş göremezlik ve 2.001,74 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 200.959,86 TL olarak belirlemiştir.  <br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili; usulüne uygun başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddi gerektiği, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediği,  davacı gelir belgesi sunmadığından asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, rapor ücreti talebinin teminat dışı olduğundan reddi gerektiği, Adli Tıp Kurumu (ATK) İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiği, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) rücuya tabi ödeme olup olmadığının sorulması, davalının temerrüde düşürülmediği, faiz başlangıç tarihinin başvuru tarihi olması gerektiği, temerrüt faizi isteminin haksız olduğu, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.<br><br>III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI<br>Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının sunduğu  maluliyet raporunun usulüne uygun olduğu, davalının sigortaladığı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 198.958,11 TL sürekli iş göremezlik ve 2.001,74 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 200.959,86 TL'nin 21.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br><br>IV. İTİRAZ<br>A. İtiraz Yoluna Başvuranlar<br> Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İtiraz Sebepleri<br>Davalı vekili itiraz dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddi gerektiği, talebin zamanaşımına uğradığı, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediği, zarar hesabının hatalı olduğu,  SGK'dan rücuya tabi ödeme olup olmadığının sorulması, faiz başlangıç tarihinin komisyona başvuru tarihi olması gerektiği, yasal faize hükmedilmesi gerektiği, kusur oranlarının bilirkişi marifetiyle tespiti gerektiği, rapor ücretinin teminat dışı olduğu,  davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini ileri sürerek itiraz başvurusunda bulunmuştur.<br><br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlendiği, kusur tespitinin bilirkişi marifetiyle yapılması gerektiği, İtiraz Hakem Heyetince aldırılan bilirkişi raporu ile davalının sigortaladığı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, tazminat hesabında olay tarihi dikkate alındığında PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle hesaplama yapılması gerektiği gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak başvurunun kısmen kabulü ile 147.653,17 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.001,74 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 149.654,91 TL'nin 21.12.2020  tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br> Davacı vekili; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve  progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle zarar hesabı yapılması gerektiği, İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br> Davalı vekili; usulüne uygun başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddi gerektiği,  maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediği, zarar hesabının hatalı olduğu,  SGK'dan rücuya tabi ödeme olup olmadığının sorulması, kusur tespitinin hatalı olduğu, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması  gerektiği, İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çok taraflı trafik kazasında karşı araç sürücüsü olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı  istemine ilişkindir.<br><br>2.İlgili Hukuk<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.<br><br>3. Değerlendirme<br>1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, olay tarihine göre esas alınan hesaplama yönteminin doğru olmasına,  temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. <br><br><br>2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.<br><br>11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 21.10.2014 tarihinde meydana gelmiştir.<br><br>Dosyanın incelenmesinden; dosyaya ibraz edilen ... Demirel Üniversitesi tarafından  Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği  hükümlerine göre düzenlenen 21.09.2020 tarihli maluliyet raporunda davacının maluliyetinin %19,2 olarak belirlendiği, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi tarafından yine aynı yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 15.03.2021 tarihli raporda ise maluliyetin %23,2 olarak belirlendiği, şu halde raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır. <br><br>Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili davacının yerleşim yerine en yakın hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından  çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.<br><br>3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;<br>5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde \"Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.\" hükmü yer almaktadır.<br><br>Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) \"Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.\" düzenlemesi mevcuttur.<br><br>Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise  \"Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br><br>Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.<br><br>VI. KARAR<br> 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, <br><br>2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,<br><br>Aşağıda yazılı  temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,<br><br>Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,<br><br>Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,<br><br>09.01.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.<br>       (Karşı Oy)<br><br><br> KARŞI OY<br><br>Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir.<br><br>Somut olayda; davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve  Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından karara esas kabul edilen aktüer raporunda; TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre ve % 1,8 teknik faiz uygulanmadan progresif rant formülü kullanılmak suretiyle tazminat hesabı yapıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu hesaba göre karar verildiği anlaşılmaktadır. <br><br>Davalının karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kısmen kabulü ile “kaza ve poliçe tarihinin KTK’nın 97 ve 99 uncu maddelerinde yapılan değişiklik tarihinden ve Genel Şartların yürürlük tarihinden önce düzenlendiği, bu nedenle PMF Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemine göre  hesap yapılması gerektiği, davacının da bu rapora itiraz etmediği” gerekçesiyle PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant formülü uygulanarak tazminat hesabının yapıldığı hesap raporunun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. <br><br>Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, hesaplamada progresif rant formülü kullanılması yerinde olmakla birlikte İtiraz Hakem Heyetince, (davacının 06.08.2021 tarihli itiraz dilekçesi sunduğu gözetilmeden) yukarıda anılan gerekçelerle PMF Yaşam Tablosunun kullanıldığı hesap raporunun hükme esas alınması doğru olmamıştır. <br><br>Açıklanan nedenlerle; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan, TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre belirlenen muhtemel bakiye ömür süresi ile %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından progresif rant formülü kullanılmak suretiyle tazminatın belirlendiği rapora göre karar verilmesi ve bu yönde davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun davacının temyiz itirazlarının reddi yönündeki görüşüne katılmıyorum.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"71d9ed70fe3bafc7","SID":"0d2e2818cf1ae728"}}