{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">5. Hukuk Dairesi         2023/12720 E.  ,  2024/5716 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2022/793 Esas,  2023/2029 Karar<br>DAVA TARİHİ: 19.01.2018<br>KARAR\t: Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar<br>İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2018/39 Esas,  2021/681 Karar<br><br>Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili  istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince  davanın kabulüne karar verilmiştir. <br><br>Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davalı idare yönünden esastan reddine, davacılar yönünden kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA\t<br>Davacılar vekili  dava dilekçesinde özetle...Mahallesi 36 ada 80 (ifrazen 36 ada 80/A) parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığından tazminat bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle;  davayı kabul etmediklerini,  uzlaşma için ön başvuru yapılması gerektiğini, taşınmaza kamulaştırmasız el atılmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne ve  bedeline hükmedilen davacılar payının tapusunun iptali ve davalı idare adına tapuya tesciline karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf Sebepleri<br>1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mazeretinin dikkate alınmadan yokluklarında karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı yurt dışında yaşadığı için harcı zamanında ikmal edemediklerini, bilirkişi raporunda açık hesap hatası olduğunu, harç ikmal edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava harca tabi olmadığı hâlde, harcın ikmal edildiğini, davanın kabulü gerektiğini  ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.<br><br>2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle;  ıslah harcı süresinde yatırılmadığı için davanın usulden reddi gerektiğini, tapu kaydı maliki ile davacının aynı kişi olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini, veraset ilamı getirtilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, emsal seçimi ve değerlendirmesinin hatalı olduğunu, emsal olarak incelenen 2314 ada 2 parsel sayılı taşınmazın belirlenen değer oranı dikkate alınarak m² birim fiyatı 12.000,00 TL hesaplanmalıyken hükme esas alınan m² birim bedelinin neye göre hesaplandığının açıklanmadığını, emsal üzerinde bulunan yapının dikkate alınmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu,  raporun hükme elverişli olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.<br><br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve Kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazın imar durumu ve bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelinin uygun olup davacı ile tapu kaydı malikinin aynı kişi olduğunun dosya kapsamı ile anlaşıldığından, davalı idare vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiş, ancak dava konusu taşınmazda el atılan kısım ifrazen ayrı parsel numarası aldığı halde kök parsel üzerinden terkin hükmü kurulmuş olması doğru olmadığı gibi, Mahkemece dava konusu taşınmaza 1983 yılı sonrası el atıldığından davacı tarafa nispi harcı tamamlaması için verilen sürede harç tamamlanmadığından davanın dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmişse de davacı tarafın tamamlama harcını karardan sonra ikmal ettiği görülmekle usul ekonomisi gereği davanın ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.       <br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.  <br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.<br><br>2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” <br><br>3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.<br><br>4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun  (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.<br><br>3. Değerlendirme\t<br>1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br><br>2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.<br><br>3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.<br><br>4.  Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiş ise de bilirkişi kurulunca emsal alınan...Mahallesi 2316 ada 18 parsel ve 2314 ada 2 parsel  sayılı taşınmazların satışına ilişkin akit tablosu Tapu Müdürlüğünden, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların 2018 yılında, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal kabul edilen taşınmazların ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi emsal alınan...Mahallesi 2316 ada 18 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu taşınmazın değer oranı belirtilmediği gibi, satışa konu olan pay oranının bilirkişi raporundaki hesaplamada çelişkili olarak gösterilmesi ve emsal alınan 2314 ada 2 parsel  sayılı taşınmazın ise bilirkişi raporunda belirtilen değer oranından farklı bir oran alınmak suretiyle hatalı bedel belirlenmesi nedeniyle rapor inandırıcı bulunmamıştır.<br><br>5. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden, dava konusu taşınmazın ve içinde bulunduğu bölgenin ileride imar uygulamasına tabi tutulması hâlinde kesilmesi gereken düzenleme ortaklık payı oranının ve dava konusu taşınmazın çevresinde düzenleme görmüş parseller var ise bunlardan kesilen düzenleme ortaklık payı oranları ile bunlara ilişkin bilgi ve belgelerin ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve  emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, bozmayı gerektirir.<br><br>6. Tapu maliki davalı ..... olduğu halde, infazda tereddüt uyandıracak şekilde Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında ... olarak gösterilmesi bozmayı gerektirir.<br><br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle; <br>1.Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, <br><br>2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,<br><br>Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine<br><br>Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br><br>09.05.2024  tarihinde oy birliğiyle karar verildi.  <br><br><br>  <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"76366c202444af5a","SID":"34c6b2449e4142e8"}}