{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">10. Hukuk Dairesi         2023/10841 E.  ,  2024/3182 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2018/548 E., 2022/1349 K.<br>KARAR\t: Kısmen kabul<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2014/41 E., 2017/547 K.<br><br>Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat  davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne  karar verilmiştir.<br><br>Kararın davacı ve davalı  ...Cam San. ve Tic. A.Ş. vekilleri  tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince davalı  ...Cam San. ve Tic. A.Ş.nin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı ...Cam San. ve Tic. A.Ş.  vekilleri  tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki  belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA\t<br>Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; davacının 24.10.2013 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.<br><br>II. CEVAP<br>1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacının yaralanma olayında kusurlu davacı olduğunu, tazminat talebinin yersiz olduğunu, hakkında açılan ceza yargılamasının devam ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br><br>2.Davalı ...Cam San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yaralanması olayının davacı ile diğer davalı arasındaki tartışmadan kaynaklanmış olduğunu, bu nedenle davalı şirketin kusuru olmadığını, dava dilekçesindeki beyanların Kanun'a ve gerçeğe uygun olmadığını, davalı ...'nun silahı arka kapıdaki sevkiyat bölümünden sokmuş olduğunu, davalı ...Cam A.Ş.'nin güvenlik zafiyetinin olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 188.446,87 TL maddi tazminatdan davacının haksız tahriki nedeniyle takdiren 1/4 oranında indirim yapılmak suretiyle tespit olunan 141.335,15 TL maddi tazminat ile taktiren 70.000,00 TL  manevi tazminat olmak  üzere toplam 211.335,15 TL maddi ve manevi tazminatın kaza tarihinden (24.10.2013) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine  karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde  davacı ve davalı ...Cam San. ve Tic. A.Ş.vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf Sebepleri<br>1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin, 14.11.2017 tarihli nihai kararının, iş kazası nedeni ile maddi - manevi tazminat davalarının kısmen reddine yönelik kısımları açısından, hakkaniyete ve usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmek ve istinaf sebepleri, teferruatlı olarak açıklanmak suretiyle ve sonuç olarak; İlk Derece Mahkemesinin, mevcut, maddi - manevi tazminat davasına konu iş kazası (iş yerinde ateşli silahla yaralanma) olayı kapsamında, kusur durumu ve hesap bilirkişisi raporuna yönelik takdirleri ile hesap edilen maddi tazminat miktarından, haksız tahrik indirimi yapılması uygulaması ve davacının sosyo-ekonomik durumuna göre, düşük bir bedelde, manevi tazminat miktarının belirlenmesine yönelik uygulamalarının, eksik inceleme, yanlış hesaplama ve hatalı hukuki değerlendirmelere dayandığı iddia edilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının, davanın kısmen reddine yönelik kısımları açısından kaldırılmasını ve iddiaları / itirazları doğrultusunda, davalarının -tamamen- kabulü yönünde, yeniden hüküm kurulmasını talep ettiği belirtilerek istinaf yoluna başvurmuştur.<br><br>2.Davalı ...Cam San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile diğer davalı ... müvekkili şirkette çalışmaktayken, 24.10.2013 tarihinde aralarında sabah saatlerinde bir tartışma çıktığı, davacının, diğer davalıya küfür ettiği bunun üzerine, diğer davalı ...'un, amirlerinden izin almaksızın işyerinden ayrılarak, daha sonra sakladığı pompalı tüfek ile işyerine gelerek davacıya ateş ettiği, yaralayıp kaçtığı, olayın faili, diğer davalının, şirkete arka kapıdan sevkiyat bölümünden girdiği, silahı sakladığından gören olmadığı, silahı ancak davacının yanına kadar geldikten sonra çıkardığı ve hemen ateş ettiği, müvekkilimin herhangi bir kusuru ve güvenlik zafiyeti bulunmadığı, müvekkil şirkette tüm iş sağlığı ve iş yeri güvenlik önlemleri alınmış olup, bu önlemlerin uygulanmasının sıkı bir şekilde takip edildiği, iş güvenliği malzemeleri ve bunların kullanımı sağlanmakta, tüm çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eğitimler verilmekte, anlaşmalı iş güvenliği şirketi bulunmakta,  tüm   iş   güvenliği   mevzuatında   belirtilen   önlemlerin   alınmakta   olduğu,   işyerine  giriş   ve<br> çıkışlarda güvenlik görevlilerince yönlendirilmeler yapılmakta, giren kişilerden bilgileri alınmak olduğu, ancak, diğer davalının silahı görünmediği için müdahale edilemediği ve bu üzücü olayın önüne geçilemediği, Mahkemece yaptırılan kusur bilirkişi incelemesi ile müvekkilinin %20, diğer davalı %60 ve davacının %20 kusurlu olduğunun tespit edildiği, bilirkişinin bu tespiti hatalı olup, davacının yaralanması olayı kendisinin ve diğer davalının kusurlarından kaynaklanmış olup, müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığı davacı ile diğer davalının tartışması sonucu diğer davalı ...'nun davacıyı yaralaması olayı münferit bir olay olup, işyeri ve işin yapılması ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, davacının bu olay sonucu zarara uğramasında müvekkilinin hiçbir kusuru ya da ihmalinin bulunmadığı, bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınmadan Mahkemece hükme esas alındığı, Mahkeme kararının bu nedenle kaldırılarak, davanın, müvekkil açısından tümüyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Mahkeme kararında, müvekkilimin %20 oranındaki kusuru ile hükmedilen tazminat miktarı oranı belirlenmeden, diğer davalının %60 kusuru ile sorumlu olduğu toplam tazminat miktarı ile sorumlu tutulmasını kabul etmediklerini, Mahkeme kararının bu açıdan da kaldırılmasını ve müvekkiline verilen kusur oranı ile sorumlu olduğu tutarın hükümde açıkça belirlenmesi gerekirken -kabulü anlamında olmamak üzere- aksi şekilde karar verilmesini kabul etmediklerini bu nedenlerle Kanun'a aykırı olan Mahkeme kararının kaldırılarak, müvekkilim açısından davanın tümüyle reddine karar verilmesi için İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.<br><br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelerle, yargılama sırasında toplanan ve karşılaştırmalı olarak değerlendirilen deliller ve kanuni gerektirici sebeplere göre, İlk Derece Mahkemesinin, mevcut maddi - manevi tazminat  davası ile ilgili olarak verdiği 14.11.2017 tarihli nihai karar ve gerekçesinin -hükmedilen maddi tazminat miktarının, haksız tahrik indirimi yapılarak belirlenmesine yönelik uygulama hariç- genel olarak, kusur / esas / sübut açısından, dosya içeriğine uygun olduğu kanaatine ulaşılmakla ve 7251 sayılı Kanun'un 38 inci maddesi ile HMK'nın 359 uncu maddesine eklenen 3 üncü fıkra hükmü içeriği de göz önüne alınarak; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere ve delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin, objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki tespitlerine ve hesaplamalarına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin, vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; 24.10.2013 tarihli, cismani zarara sebebiyet veren iş kazasının meydana geliş şekline göre, davalıların hukuki sorumluluğu ile taraflara yüklenen kusur miktarları (davacı işçi %20, davalı ... %60 ve davalı işveren ...Cam San. ve Tic. A.Ş. %20) ve davacı işçinin ücretinin belirlenmesine yönelik işlemlerle, davacı işçinin, iş göremezlik oranının (%46) tespiti prosedürü ile kusurluluk ve PSD miktarı dikkate alınarak, maddi tazminat miktarının (Yargıtayın yerleşik uygulamaları gereğince, PMF 1931 yaşam tablosuna göre) hesaplanması yöntemi ve diğer delillerle birlikte, olayın / cismani zarara sebebiyet veren iş kazasının meydana geliş şekli ve davacının sosyo - ekonomik durumu ile olay nedeniyle duyduğu elem göz önüne alınarak takdir edilen ve fahiş olmayan, manevi tazminat miktarlarının tayinine yönelik uygulamaları açısından, İş Hukuku mevzuatına, her hangi bir Kanun hükmüne ve / veya Yargıtay içtihadına aykırılık bulunmadığı, görülmekle; davalı ...Cam San. ve Tic. A.Ş. vekilinin 19.01.2018 tarihli istinaf dilekçesindeki tüm istinaf itirazları ile davacı tarafın, hükmedilen maddi tazminat miktarına yönelik istinaf itirazı hariç, sair istinaf itirazlarının, hukuken sübut bulmaması nedeniyle ayrı ayrı reddinin gerektiği; davacı tarafın, 24.01.2018 tarihli istinaf dilekçesindeki, hükmedilen maddi tazminat miktarına yönelik istinaf itirazı incelendiğinde ise İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/529 Esas sayılı dosyasında, sanık sıfatı ile yargılanan, iş bu dosya davalısı ... hakkında, ceza hakiminin, haksız tahrik indirimi (takdiren 1/4 oranında) uygulamak suretiyle, mahkumiyet hükmü kurmasına rağmen, TCK'nın 29 uncu maddesinde   düzenlenen    'haksız   tahrik'    müessesesinin,    Ceza   Hukuku   kavramı    olduğu,    suçun<br><br> sübutu ile ilgili bir kavram olmayıp, sadece, cezanın belirlenmesi / bireyselleştirilmesi müessesesi olduğu, bu kapsamda, İş Hukuku ve Borçlar Hukuku uygulamaları açısından, bu kavramın, düzenlendiği şekli ile direkt uygulanabilirliğinin bulunmadığı, sadece, Tazminat Hukuku uygulamaları açısından, kusurluluğun tespitine yönelik olarak değerlendirme konusu yapılabileceği, mevcut dosyada alınan kusur bilirkişisi raporunda da, tam da bu şekilde bir değerlendirme yapılarak, davacı işçiye %20 oranında kusur isnat edildiği, hesap bilirkişisinin de, davacı işçiye isnat edilen bu kusur oranına göre indirim yaptıktan sonra maddi tazminat miktarını (188.446,87 TL) belirlediği, iş bu maddi gerçeklik karşısında, İlk Derece Mahkemesinde, hesaplanan maddi tazminat miktarından, ayrıca, 1/4 oranında indirim yapılmasının, hukuken hatalı olduğu, anlaşılmakla; davacı tarafın, 24.01.2018 tarihli istinaf dilekçesindeki, istinaf itirazlarının kısmen yerinde olduğu ve istinaf başvurularının, kısmen esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiği; dosya, HMK'nın 353/1-b-2 nci maddesi kapsamında irdelendiğinde ise, yargılamada eksiklik bulunmadığı gibi, yeniden inceleme yapılmasını gerektirir bir husus da olmadığı, görülmekle, davacı tarafın, 12.10.2017 tarihinde harçlandırılan ıslah dilekçesi içeriği dikkate alınarak, HMK düzenlemelerine uygun bir şekilde, yeniden hüküm kurulmasının gerektiği, bu nedenlerle; dosya içeriği ve mevcut delil durumu göz önüne alınarak, İlk Derece Mahkemesinin, maddi - manevi tazminat davasının, kısmen kabulüne - kısmen reddine, şeklindeki kararı açısından, davalı ...Cam San. ve Tic. A.Ş.'nin, yerinde olmayan istinaf başvurularının, HMK'nın 353/1-b-1 inci  maddesi gereğince, esastan reddine; davacı tarafından yapılan istinaf başvurularının ise, sadece, hükmedilen maddi tazminat miktarına yönelik itirazları açısından, kısmen yerinde olduğu görülmekle; davacı taraf istinaf başvurularının, HMK'nın 353/1-b-2 nci maddesi gereğince, kısmen esastan kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak, gerekçede belirtilen nedenlerle, maddi tazminat miktarının, 188.446,87 TL'ye yükseltilmek suretiyle ve manevi tazminata yönelik hükme ve ferilerine müdahale edilmeksizin ve davalı tarafın istinaf konusu yapmadığı hususlar aynen tekrar edilerek, esas açısından, davanın kısmen kabulüne - kısmen reddine, şeklinde, yeniden hüküm kurulmasının gerektiği (maddi tazminat açısından; kabul edilen miktar:  188.446,87 TL) - (manevi tazminat açısından; kabul edilen miktar: 70.000,00 TL / ret edilen miktar: 230.000,00 TL) şeklinde  karar verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı  ...Cam San. ve Tic. A.Ş.  vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmedilen tazminat miktarının az olduğunu, müvekkilinin yaşamış olduğu mağduriyetin karşılığı olarak hükmedilmiş olan söz konusu maddi ve manevi tazminat miktarının kabulünün mümkün olmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.<br><br>2.Davalı  ...Cam San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi Başkanlığının kararının Kanun'a aykırı olduğunu, hakimin takdir yetkisi ve buna göre hakkaniyet indirimi görmezden gelinerek verildiğini, müvekkilinin olayda hiç bir kusur ve ihmali bulunmadığını,  işveren olarak üzerine düşen tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, müvekkiline bilirkişi tarafından verilen kusur oranının %20 olduğunu, müvekkilinin diğer davalının kusuru ile birlikte hesaplanan tazminatın tamamından sorumlu tutulmasını kabul etmediklerini   beyanla bozulmasını talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br><br>Uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat  istemine ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile  370 ve 371 inci maddeleri,  6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ncü  maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve  77 nci maddeleri ile  6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 ncü maddeleridir.<br><br>3. Değerlendirme<br>1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı  Kanun'un  371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br><br>2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile  kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacı ve davalı  ...Cam San. ve Tic. A.Ş.  vekillerince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce de ileri sürüldüğü, işbu sebeplerin Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun değerlendirildiği, böylelikle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin yerinde olduğu dikkate alındığında  kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>1.Davacı ve davalı ...Cam San. ve Tic. A.Ş. vekillerinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,<br><br>Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililerden ayrı ayrı alınmasına,<br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br><br>26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>  <br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f5f6bf4e4204e2f8","SID":"2201dc7d644ea56d"}}