{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">1. Hukuk Dairesi         2023/3324 E.  ,  2024/1865 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2020/666 E., 2023/145 K.<br>HÜKÜM/KARAR\t: Ret/Esastan Ret<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Çayırlı Asliye Hukuk Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2017/50 E., 2019/153 K.<br><br><br>Taraflar arasındaki  tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince  davanın aktif  husumet yokluğundan  reddine   karar verilmiştir.<br><br>Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmiştir. <br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi Ağamçağam köyü Harmanlar mevkiinde bulunan 182 ada 113 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 23.000,00 m2 miktarındaki alanının kadastro çalışmaları sırasında kamu orta malı olarak yazıldığını, taşınmazın kadimden beri davacının babası ... tarafından 40 yılı aşkın bir süre kullanıldığını, davacının babasının ölümü ile çocukları arasında 2007 yılında yapılan rızai taksim sonucu bu taşınmazın davacıya kaldığını, 2007 yılından bugüne kadar taşınmazı davacının kullandığını, bu nedenle 182 ada 113 parsel sayılı taşınmazın  tapu kaydının 23.000,00 m2 miktarının iptali ile bu alanın davacı adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir. <br><br>II. CEVAP<br>  ... temsilcisi duruşma ve dilekçelerdeki beyanlarında; davacının tanıkları dinlenilmesinden vazgeçilmesine ilişkin talebine muvafakatlerinin olduğunu,  taşınmazda mera olarak herkesin hakkı  olduğunu, tarım amaçlı kullanılmadığını belirterek  davanın reddini savunmuştur. <br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; taksim iddiasına dayanan davacının iddiasını ispatlayamadığı, davacının iddiasına göre dava konusu taşınmazın mirasbırakandan intikal eden tereke malı olması karşısında terekeye dahil taşınmaz için bir veya birkaç mirasçının adlarına tescil istemiyle dava açamayacağı, davada tüm mirasçılar adına yani tereke adına tescil istenilmediğinden dava dışı diğer mirasçıların davaya katılımlarının sağlanması veya miras şirketine temsilci tayin edilmesi yoluyla dava şartının sağlanmasının ve davaya devam edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine  karar verilmiştir. <br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde  davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf Sebepleri<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece keşif mahallinde dinlenen tüm tanıklar ve mahalli bilirkişilerin beyanlarının gerçek dışı beyanlar olarak değerlendirilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, tanıkların dava konusu edilen taşınmazın davacının babasının ölmeden önce çocukları arasında yaptığı taksimde davacıya verildiğini söylediklerini, tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile teknik bilirkişi raporları karşısında davanın  kabulüne karar verilmesi gerekirken Mahkemece davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermesinin hukuk usulüne aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün kaldırılmasını talep etmiştir. <br><br><br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eklemeli zilyetlik ve taksim olgusunun tanıkla ispatı gerektiği, dava takipçisinin 25.9.2019 tarihli 11. celsede  tanık listesinde bildirmiş olduğu dört tanıktan üçünün dinlenilmesinden vazgeçtiği, tanık listesinde yer alıp  keşifte dinlenilen tanık ...’ün de taksim olgusu hakkında bilgisinin bulunmadığı, keşifte dinlenilen diğer tanıkların ise tanık listesinde yer almadıklarından dinlenilmelerinin iddianın genişletilmesi niteliğinde olduğundan bu tanıkarın beyanlarına değer verilemeyeceği gibi bu tanıkların dahi taksim olgusuna dair görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, mirasbırakandan intikal ettiği iddiasıyla açılan davalarda mirasçılardan bir veya bir kısmı adına tescil istenemeyeceğinden İlk Derece Mahkemesince delillerin değerlendirilmesinde ve aktif husumetini ispatlayamayan davacının davasının reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyip verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir. <br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Dava,  kadastro öncesi  nedene dayalı tapu iptali ve tescil  istemine ilişkindir.<br><br><br>2. İlgili Hukuk<br>4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 640 ıncı, 701 inci, 702 nci maddeleri.<br><br>3. Değerlendirme<br>   1. ... ili, ... ilçesi, Ağamçayam  köyünde 2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 182 ada 113 parsel sayılı taşınmazın mera vasfı ile kamu orta malı olarak sınırlandırıldığı, 26.5.2009-25.06.2009 tarihleri arasında askı ilanına çıkan tutanağın itiraz edilmediğinden 26.96.2009 tarihinde kesinleştirilerek mera özel siciline kaydedildiği anlaşılmaktadır.<br><br>2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br><br>3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeple;<br>Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,<br><br>Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,<br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br><br><br>06.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. <br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"336a4aa0480fae6a","SID":"d30d59567f244f84"}}