{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">7. Hukuk Dairesi         2024/1676 E.  ,  2024/2526 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Asliye Hukuk Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2021/361 E., 2022/557 K.<br>DAVA TARİHİ\t: 30.09.2011<br>KARAR\t: Davanın kabulü<br><br>Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.<br>Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  müvekkili ve davalıların paylı malik oldukları dava konusu 1194, 1202, 1081, 1201, 1350, 1352 ve 128 parsel sayılı taşınmazlar ile 190 ada 1684 parsel sayılı taşınmazda davalıların müvekkilinin paylarına müdahale ederek kullandıklarını ve müvekkilinin anılan taşınmazlardaki paylarını kullanmasına engel olduklarını açıklayarak, anılan taşınmazlarda müvekkilinin payına vaki el atmanın önlenmesini talep etmiştir.<br>   <br>II. CEVAP<br>Davalılar, kendilerine usulüne uygun tebligatlara rağmen cevap dilekçesi sunmamışlar, davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... katıldıkları duruşmalarda davanın reddini savunmuşlardır.<br><br>III. MAHKEME KARARI<br>Mahkemenin 12.11.2015 tarihli ve 2011/421 Esas, 2015/267 Karar sayılı kararıyla, dava konusu taşınmazlardan bir kısmının davalılar tarafından iradi olarak terk edilmiş olduğu, bir kısmının davalılar tarafından kullanıldığı tespit edilmiş ise de, bu taşınmazlarda davalıların da paydaş olduğu  belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>IV.  BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ <br>A. Bozma Kararı <br>1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.02.2021 tarihli ve 2018/10482 Esas, 2021/1190 Karar sayılı kararıyla; mahkemece yapılan keşfin ve alınan bilirkişi raporlarının uyuşmazlığı çözmeye yeterli olmadığı, dava konusu edilen her bir taşınmaz başında keşfen inceleme yapılması, davanın açıldığı tarih göz önüne alınarak dava konusu taşınmazların her birinin ayrı ayrı kimlerin zilyetliğinde bulunduğu, kimlerin nam ve hesabına ekilip biçildiği, öncesinde kullanım varsa bu kullanımın ne zaman terk edilmiş olduğu, keşif tutanağında bahsi geçen ve davalılardan olan ...’ın kira parasını aldığı ve kiraya verdiği ileri sürülen taşınmazın hangi parsel sayılı taşınmaz olduğunun ayrıntısıyla mahalli bilirkişi ve tanıklara sorularak belirlenmesi, davanın açıldığı tarih itibariyle davalılar tarafından dava konusu taşınmazların kullanımının terkedilip terkedilmediği hususunun da aynı biçimde ayrıntısıyla mahalli bilirkişi ve tanıklardan sorulması, beyanları arasında çelişki varsa yüzleştirilerek çelişkinin giderilmesinin sağlanması, yerel bilirkişilerin ve tanıkların keşifteki açıklamaları ve gösterimleri fen elemanının raporunda ve krokisinde duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklamalı ve işaretli biçimde gösterilmesi ve iddia ve savunma çerçevesinde toplanmış ve toplanacak delillerin sonucuna göre uyuşmazlığın çözümünün sağlanması gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.<br><br>B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar<br>Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dinlenen tanık beyanlarına göre davalıların davaya konu taşınmazları ya ekip biçerek ya kiraya vererek kullandıkları, boş bırakılan zamanların da olduğu ancak bunun yıl bazında dönemsel olduğu, davacının payını ayırtmak istediği ancak davalıların buna engel olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 1194, 1202, 1081, 1201, 1350, 1352, 1684, 128 parsel nolu taşınmazlardaki davacı hissesi yönünden el atmanın önlenmesine karar verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davalılar vekili temyizinde, bozma öncesi davacı tanığı olarak dinlenen ...’ın bozma sonrası mahalli bilirkişi olarak dinlendiğini, dosya kapsamı ile davanın ispat edilmediğini, örneğin davalılardan ...’ın ya da .....’in şehirdışında yaşadığını, dosyada kullanıma ilişkin bir delil olmadığını, mahkemenin dosyayı başından savmak amacıyla göstermelik bir keşif yaptığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.<br><br>2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.<br><br>3. Değerlendirme<br>1.Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulmuş ise de, bozma gereklerinin yerine getirildiği ve bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapıldığı söylenemez. Bozma ilamında, dava konusu edilen her bir taşınmaz başında keşfen inceleme yapılması, davanın açıldığı tarih göz önüne alınarak dava konusu taşınmazların her birinin ayrı ayrı kimlerin zilyetliğinde bulunduğu, kimlerin nam ve hesabına ekilip biçildiği, öncesinde kullanım varsa bu kullanımın ne zaman terk edilmiş olduğu, keşif tutanağında bahsi geçen ve davalılardan olan ...’ın kira parasını aldığı ve kiraya verdiği ileri sürülen taşınmazın hangi parsel sayılı taşınmaz olduğunun ayrıntısıyla mahalli bilirkişi ve tanıklara sorularak belirlenmesi, davanın açıldığı tarih itibariyle davalılar tarafından dava konusu taşınmazların kullanımının terkedilip terkedilmediği hususunun da aynı biçimde ayrıntısıyla mahalli bilirkişi ve tanıklardan sorulması, beyanları arasında çelişki varsa yüzleştirilerek çelişkinin giderilmesinin sağlanması, yerel bilirkişilerin ve tanıkların keşifteki açıklamaları ve gösterimleri fen elemanının raporunda ve krokisinde duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklamalı ve işaretli biçimde gösterilmesi gerektiği açıkça belirtilmiş olmasına karşın, mahkemece belirtilen hususlarda gerekli inceleme ve araştırma yapılmamıştır.<br>Hal böyle olunca, mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda, usule uygun şekilde taraf tanıkları davet edilmek suretiyle keşif yapılarak, yukarıda belirtilen hususlarda araştırma ve inceleme yapılması, dava tarihi itibariyle bir el atma olup olmadığının, var ise kim tarafından hangi yere ve ne şekilde el atılmış olduğunun maddi olgulara dayalı olarak belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre gerekçe oluşturularak hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi yanlış olup bozmayı gerektirmiştir.<br><br>2. Kabule göre de, dava konusu taşınmazlardan 190 ada 1684 parsel hakkında hüküm kurulurken, ada numarası yazılmaksızın yalnızca 1684 parsel yazılmış olması hatalıdır.<br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Davalılar vekilinin yukarıda belirtilen temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan kararının BOZULMASINA,<br><br>Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,<br><br>Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,<br><br>Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme kanun yolu açık olmak üzere, <br><br>13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cda69805a0178e6d","SID":"6ad1ac8683b3d211"}}