{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">11. Hukuk Dairesi         2023/5133 E.  ,  2024/2439 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:Ticaret Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2023/136 Esas, 2023/454 Karar<br>DAVACILAR\t: ... Mirasçıları:<br>                                                                1....<br>                                                                2. ... <br>                                                                3. ...<br>                                                                4. ... <br>                                                                5. ...<br>                                                                6. ...<br>                                                                7.... vekilleri Avukat ...<br><br><br>HÜKÜM\t: Karar verilmesine yer olmadığına<br><br>Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br><br>Mahkeme kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi başlattığını, müvekkilinin  icra takibine konu miktar kadar borcu bulunmadığını, davacı ile davalı arasında 2009 yılında bir alacak verecek ilişkisinin doğduğunu, davalı yurt dışında yaşadığı için müvekkilinin, borcunun büyük bir kısmını davalının tanıdığı olan Nazım Balıkçı'nın hesabına gönderdiğini, davalıya  toplamda 47.500,00 TL borcuna mukabil davalının tanıdığı Nazım Balıkçı'ya 23.07.2009 tarihinde 14.000,00 TL, 11.08.2009 tarihinde 10.000,00 TL, 31.08.2009 tarihinde 12.000,00 TL gönderdiğini, müvekkilinin davalıya 4.000,00 TL'de elden verdiğini, davalının borcun ödenmesine rağmen kötü niyetli olarak icra takibi yaptığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya  borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>II. CEVAP <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; senede ilişkin ödeme yapılmadığını, davacı ödeme yapmış olsa idi senedi alacağını ya da arkasına şerh düşeceğini, oysa ödemeye ilişkin hiçbir resmi belgenin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br><br>III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ<br>A. Mahkemece Verilen  Karar<br>Mahkemenin Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyarak verdiği 14.04.2021 tarihli, 2020/98 E., 2021/467 K. sayılı kararı ile davalının Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/276 E., sayılı dosyasında tanık sıfatıyla verdiği beyanları, anılan dosyada alınan bilirkişi raporu ve dava konusu senedin keşide tarihi birlikte değerlendirildiğinde, takibe konu senedin taraflar arasındaki büyükbaş hayvan alımı nedeniyle verilen senet olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/276 E., sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere en yüksek bedel üzerinden hesaplanması halinde dahi 44.223,00 TL olacağı, davalı  satımın 87.500,00 TL'ye yapıldığını iddia etmiş etmiş ise de bu iddiasını ispat ile yükümlü olduğu, dosya kapsamı ve bilirkişi raporu doğrultusunda emsal alınan değer ile senet değerinin orantılı olduğu, senet bedelinin 36.000,00 TL'lik kısmının ödendiğinin davalının ikrarı ve ödemeye ilişkin dekontlardan anlaşıldığı, elden verildiği iddia olunan 4.000,00 TL'nin verildiğini davacının ispatlayamadığı, senet bedeli 47.500,00 TL'den ödendiği sabit olan 36.000,00 TL düşüldüğünde bakiye 11.500,00 TL yönünden davacının davalıya borçlu olmadığını ispat edemediği, senet nedeniyle başlatılan takipte, davacı tarafça 81.000,00 TL ödendiği davalı vekilinin icra dosyasına sunduğu haricen tahsil beyanı ile sabit olup, borçlu olunmadığı ispat olunamayan 11.500,00 TL mahsup edildiğinde bakiye 69.500,00 TL'nin borçlu olunmadığı halde ödenen bir para olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 69.500,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan alınarak hisseleri oranında davacılara ödenmesine, bakiye 11.500,00 TL yönünden istirdat talebinin reddine, takip konusu alacağın 36.000,00 TL'sinin %20'si olan 7.200,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br><br>B. Bozma Kararı<br>Dairemizin 13.10.2022 tarihli, 2021/5081 E., 2022/6971 K. sayılı kararı ile \" Dava, kambiyo senedine bağlı olarak başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyularak davalı ...’ün Konya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/276 E. sayılı dosyasında tanık olarak verdiği ifade tutanağı dosya arasına alınmış ve söz konusu ifadenin içeriği incelendiğinde taraflar arasında ibraname düzenlendiğinin belirtildiği görülmüştür. Davalı vekilinin 10.03.2020 havale tarihli beyan dilekçesinde, davacı tarafın 28.03.2016 tarihinde icra dosyasına ilişkin ödeme yaparak taraf vekilleri arasında 28.03.2016 tarihli protokol imzalanıp tarafların ibralaştığını bildirdiği ve 28.03.2016 tarihli “Protokol ve İbraname” başlıklı bir belge ibraz ettiği anlaşılmıştır. <br><br>Ayrıca davacı vekilinin 11.06.2020 havale tarihli dilekçesinde 29.03.2016 tarihinde davalıya 81.000.-TL ödendiğini, davalı vekilinin de 29.03.2016 tarihinde Silivri 1. İcra Müdürlüğü'nün 2009/9996 E. sayılı dosyasına borçlu ... adına üçüncü kişiden 81.000.-TL haricen tahsilat yapıldığı, geri kalan kısmından feragat edildiğini beyan ederek icra dosyasının infazen kapatılması, dosyadaki hacizlerin kaldırılması için müzekkere yazılması ve senedin iade edilmesi yönünde talepte bulunulduğunu beyan ederek icra dosyasına sunulan imzalı talep yazısını ve harç tahsil makbuzunun örneğini sunduğu görülmüştür.<br><br><br>Bu durumda mahkemece, bozma ilamı sonrası dosya arasına alınan, davalı ...’ün Konya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/276 E. sayılı dosyasında tanık olarak verdiği ifadesi, davalı vekilinin 29.03.2016 tarihinde Silivri 1. İcra Müdürlüğü'nün 2009/9996 E. sayılı dosyasına sunduğu dosyanın infazen kapatılmasına dair talep yazısı ve 28.03.2016 tarihli “Protokol ve İbraname” başlıklı belge hükümleri nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.  \" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br><br>C.  Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar<br>Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra dosyasının infazen kapatıldığı, 28.03.2016 tarihli “Protokol ve İbraname” başlıklı belge hükümleri dikkate alındığında davaya konu edilen senede ilişkin borcun ödendiği ve tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücretleri taleplerinin bulunmadığında dair  birbirlerini ibra ettikleri gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına karar verilmiştir.<br><br>IV. TEMYİZ <br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde  davacılar vekili  temyiz isteminde bulunulmuştur. <br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece hükme dayanak yapılan protokolün icra baskısı altında yapıldığını, müvekkilinin evinin satışını engelleyebilmek amacıyla protokolü imzaladığını, bu nedenle söz konusu protokolün geçerli olmadığını, dosyadaki delillerle ve davalının ikrarıyla  haklılıklarını ispatladıkları halde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme <br>Uyuşmazlık,  menfi tespit istemine istemine ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi.<br><br>3. Değerlendirme<br>Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. <br><br>V. KARAR<br>Açıklanan  sebeple; <br>Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, <br><br>Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, <br><br>Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,<br><br>26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br>  <br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c14cb60190c4896c","SID":"91b03b7cbddfadc2"}}