{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">11. Hukuk Dairesi         2010/14015 E.  ,  2012/4789 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Asliye Hukuk Mahkemesi<br>                          <br><br>Taraflar arasında görülen davada  Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/06/2010 tarih ve 2010/101-2010/290 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>Davacı vekili, müvekkillerinin murisinin kullanmış olduğu krediler nedeni ile davalı tarafça yapılan hayat sigortalarının her yıl yenilendiğini, murisin vefatından sonra müvekkilleri tarafından hayat sigortası bedeli talep edildiği halde ödenmediğini ileri sürerek, 24.000 TL ölüm tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, davacıların hayat sigortası poliçesinde menfaatdar olmadıklarını, davacıların husumet ehliyetlerinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kredi sözleşmesi ve sigorta poliçesi gereğince lehdarın kredi veren banka şubesi olduğu, mirasçıların sigorta poliçesinde taraf olmadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.<br>Dava, hayat sigorta poliçesinden kaynaklandığı iddia olunan tazminatın tahsiline ilişkin olarak açılmıştır. Dava dosyası içeriğinden de anlaşılacağı üzere davacıların murisi, dava dışı bankadan kredi kullanmış ve bu nedenle de söz konusu poliçeler düzenlenmiştir. Her ne kadar poliçelerin lehdarı dava dışı banka ise de rizikonun gerçekleşmesi halinde dava dışı bankanın talep edebileceği miktar dışında kalan sigorta bedelini isteme hakkı sigorta ettirenin mirasçılarına aittir. <br>Bu itibarla, mahkemece davaya bu şekilde bakılarak değerlendirme yapılmak, dava dışı bankanın sigortadan isteyebileceği bir tutar bulunup bulunmadığı ve davalı sigorta şirketinin teminat dışı olduğunu savunduğu poliçe bakımından rizikonun teminat dahilinde olup olmadığı, davacı tarafın bankaya olan borcu üstlendiklerine dair beyanları da nazara alınarak incelenmek ve sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar vermek bozmayı gerektirmiştir. <br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA,  ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine,  27/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"26b9b169280b77d956ced0e1dd9beab2","SID":"9847f8c868213727"}}