{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">1. Hukuk Dairesi         2022/6118 E.  ,  2024/841 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">...<br>MAHKEMESİ\t:Asliye Hukuk Mahkemesi<br>...<br>...<br><br>Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında  bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince  davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br> Mahkeme kararı davalılar vekili  tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki  belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I .DAVA<br> Davacı Hazine vekili; ... Mevkiinde kain 128 ada 12 Parsel sayılı taşınmazın  kadastro çalışmalarında  davalıların mirasbırakanı ... adına tescil edildiğini, ancak köy muhtarı tarafından  kuruma verilen 04.02.2011 tarihli dilekçesinde dava konusu  parselin hiç kimsenin kullanımında olmadığının ihbar edildiğini ileri sürerek taşınmazın davalıların mirabırakanı adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini  talep etmiştir. <br><br>II. CEVAP<br>Davalılar vekili; taşınmazın davalıların mirasbırakanı tarafından kullanıldığını, 20 yılı aşkın süre malik sıfatıyla zilyetliğin devam ettiğini, akabinde zilyetliğin mirasçılar tarafından sürdürüldüğünü, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br><br>III. YARGILAMA SAFAHATİ VE  MAHKEME KARARI<br>1- Silifke 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin  23.10.2014 tarih, 2013/105 Esas, 2014/357 Karar sayılı kararıyla;  davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş;  hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. <br><br>2-T.C. Yargıtay 16. Hukuk Dairesi’nin  29.04.2019 tarih,  2016/10194 Esas, 2019/3141Karar sayılı kararıyla; hava fotoğraflarından  yararlanılmadığı, dava konusu taşınmaza komşu parsellerin tespit tutanakları getirtilip komşu parsel uygulaması yapılmadığı, yerel bilirkişilerin bilgisine başvurulmadığı gibi Mahkemece dinlenen  tanıklar ve tespit bilirkişilerinin taşınmaz başında dinlenmediği, usule aykırı şekilde duruşmada dinlenildiği, tek ziraatçi bilirkişi raporuyla karar verildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; karara karşı davacı Hazine  tarafından yapılan karar düzeltme isteği reddedilmiştir.<br><br>3- Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporlarından çekişmeli taşınmazda imar ve ihya koşullarının oluşmadığı, 1956, 1970, 1988 ve 2010 yıllarına ait  hava fotoğraflarında taşınmaz sınırlarının belirli olmadığı,  sınır tesisinin bulunmadığı, taşınmazın  taşlıklı, bazı kısımlarında kayalıkların mevcut olduğu ve imar ihyasının tamamlanmadığı, tarımsal faaliyetin fasılasız olarak 20 yıldan daha az olduğunun anlaşıldığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması gerektiği belirtilerek davacının davasının kabulüne, çekişmeli  taşınmazın davalıların mirasbırakanı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.<br><br>IV. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde  davalılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davalılar vekili  temyiz dilekçesinde özetle; mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında taşınmazın mirasbırakanlarına ait olduğunun ifade edildiğini, taşınmazın  uzun yıllardan buyana kullanımlarında bulunduğunu, yeterince araştırma ve inceleme yapmaksızın karar verildiğini,  taşınmazın nadasa bırakılma durumunun dikkate alınmadığını, davalıların ot yetiştiriciliği de yaptıklarını belirterek   kararın  bozulmasını talep etmiştir.   <br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun  16 ncı maddesi <br><br>3. Değerlendirme<br>Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’un geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın uygulanacağı davalar yönünden HUMK’un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br><br>Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, bozma ilamına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup  temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br><br><br>V. KARAR<br>Açıklanan nedenlerle;<br>Davalılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,<br>Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,<br><br>Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,   <br><br>05.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.                <br>  <br><br><br><br><br>...<br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07bda0e7fcc865a11e33438ee910a654","SID":"9ea604eae579ff41"}}