{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">8. Ceza Dairesi         2024/16154 E.  ,  2024/3148 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>MAHKEMESİ\t:Ceza Dairesi<br>SAYISI\t: 2023/1057 E., 2023/2056 K.<br>SUÇ\t: Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti<br>HÜKÜM\t: İstinaf başvurusunun esastan reddi <br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ\t: Düzelterek onama  <br><br>İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde  temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.<br>Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:<br>I.HUKUKİ SÜREÇ<br>A. Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2021 tarihli ve  2021/4549 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık ... ve inceleme dışı sanık .......,hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi  uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.<br>B. Kırklareli 1. Ağır  Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli, 2021/589 Esas, 2022/365 Karar sayılı ilamı ile inceleme dışı sanık ......, hakkındaki davanın tefrikine karar verilmiş, sanık ...'ın \"uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme\" suçuna teşebbüs ettiği sabit görülerek atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir. <br>C. Karara karşı sanık müdafii ve aleyhe olmak üzere Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 06.12.2022 tarihli, 2022/3127 Esas, 2022/2699 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçun teşebbüs aşamasında kalmayıp tamamlanmış olduğu gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. <br>D. Bozma üzerine davaya yeniden bakan Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli ve  2022/560 Esas, 2023/98 Karar sayılı kararı ile sanığın \"uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme\" suçunu işlediği sabit görülerek 5237 sayılı Kanun’un  188 inci maddesinin birinci, 62 nci maddesinin birinci, 52 nci maddenin ikinci ve 53 üncü maddesinin birinci ikinci ve üçüncü fıkraları gereği 20 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.<br>E. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 20.10.2023 tarihli ve 2023/1057 Esas, 2023/2056 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>II. TEMYİZ SEBEPLERİ<br>Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;<br>1. Temel cezanın alt sınırdan  uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, <br>2. Anadili Rumence olan sanığa Rumence bilen tercüman atanmadan İngilizce tercüman eşliğinde savunma ve ifadeleri alınmak suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına, <br>3. Suça konu maddenin sınırda yakalanmış olması nedeni ile eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığına,<br>4. Eylemin uyuşturucu madde ithali değil, satmak amacıyla uyuşturucu madde nakletme suçunu oluşturabileceğine, <br>5. Sanığın suç ortağını görevlilere bildirmesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,<br>ilişkindir.<br><br>III. OLAY VE OLGULAR<br>Temyizin kapsamına göre;<br>1. Davaya konu olay, 27.08.2021 tarihinde Bulgaristan üzerinden Dereköy Gümrük Kapısı'na Romanya plakalı araç ile gelen sanık .......; ve inceleme dışı sanık .......,isimli şahısların aracında yapılan aramada motor kaputunun altında daralı ağırlığı 11.144 (onbirbinyüzkırkdört) gram toz esrar ele geçirildiği iddiasına ilişkindir. <br>2. Ticaret Bakanlığı Dereköy Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Bölge Amirliğinin, Bulgaristan'dan Türkiye'ye girmek üzere pasaport ve gümrük tescil işlemlerinden sonra gümrük sahasına gelen sanığın kullandığı aracın motor kısmına gizlenmiş halde uyuşturucu madde yakalanmasına ilişkin yazı ve ekinde yer alan tutanaklar dava dosyası içinde bulunmaktadır.  <br> <br>3. Gümrük Muhafaza Kriminal Lobaratuvar Müdürlüğünün raporunda, ele geçirilen maddenin, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun (2313 sayılı Kanun) hükümlerine tabi kenevir bitkisi olup, toplam ağırlığının 9.854 gram olduğu ve net 8.706 gram toz esrar elde edilebileceği belirtilmiştir. <br>4. Ele geçirilen maddeler ile ilgili arama, el koyma ve onama kararları dava dosyasında mevcuttur.  <br>5. Sanık yakalandıktan sonra kollukta tercüman ve müdafi eşliğinde vermiş olduğu 28.08.2021 tarihli ifadesinde, kız arkadaşı ile birlikte Türkiye'ye geldiklerini, İsmail Serçin isimli kişinin araca uyuşturucu maddeyi koymuş olabileceğini, İsmail'in araca tütün koyduğunu kendisine söylediğini, kendisine 100 Euro verdiğini, bu kişinin araçta tütünü nereye koyduğunu ve motor kısmına herhangi bir şey gizlediğini  bilmediğini, kendisinin uyuşturucu maddeden haberdar olmadığını beyan ettiği, aynı tarihli Savcılık ifadesinin de benzer şekilde olduğu  anlaşılmıştır. <br> 6. İnceleme dışı sanık Mıhaela Stroe'nin kollukta ve Cumhuriyet savcılığında verdiği ifadelerin, sanığın yukarıdaki beyanları ile uyumlu olduğu görülmüştür. <br>7. Sanık 22.09.2021 tarihinde tekrar Cumhuriyet savcılığına başvurduğu, tercüman ve müdafii eşliğinde vermiş olduğu ifadesinde, ......isimli Bulgaristan uyruklu bir şahsın uyuşturucu maddeyi aracına yerleştirdiğini, kendisinin de araçta uyuşturucu olduğunu bildiğini,.......,'in arkadaşı olduğunu, onun ve kız arkadaşının uyuşturucudan bilgisi olmadığını, daha önceden de Türkiye'ye.......,isimli şahsın organize ettiği şekilde  uyuşturucu madde getirdiğini, önceki gelişinde yine kız arkadaşının yanında olduğunu, İstanbul'da iki Türk vatandaşı ile buluşup uyuşturucuyu vererek parayı aldıklarını, .......,ve bu iki kişinin iletişim bilgilerinin şu anda kendisinde olmadığını, bir haftalık süre verilirse Romanya'daki yakınlarına ulaşıp bu bilgileri verebileceğini ifade ettiği anlaşılmış, ancak daha sonradan herhangi bir iletişim bilgisi vermediği görülmüştür.  <br>8. Sanığın mahkemedeki savunmasının, kollukta ve Cumhuriyet savcılığında vermiş olduğu ilk ifadesi ile kısmen ayrı doğrultuda olduğu,  araca uyuşturucu maddeyi İsmail Serçin isimli şahsın koyduğunu, kendisinin araca ne konulduğunu bilmediğini, ........,isimli şahsı ise .........,'den duyduğunu, bizzat görmediğini ifade etmiştir. <br>9. Sanığın, ..........., ve Türkiye'de irtibata geçtiği şahıslar ile ilgili olarak kolluk kuvvetlerince yapılan araştırma,.......,.isimli şahsın Türkiye'ye giriş ve çıkış ve konaklamalarına ilişkin kayıtlar, bu şahısla ilgili teşhis tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır. <br>10. Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının,........,......., ve meçhul şahıslar ile ilgili olarak 01.11.2021 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı dava dosyasında mevcuttur. <br>A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü <br>27.08.2021 tarihinde sanığın, Bulgaristan'dan Dereköy Gümrük Kapısı'na Romanya plakalı araç ile inceleme dışı sanık......., ile birlikte geldiği, pasaport giriş ve gümrük tescil işlemlerini mütaekiben  araçta yapılan aramada, motor kaputunun altında  esrar (skunk) olduğu değerlendirilen uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, ele geçirilen maddenin toz esrar elde edilebilecek hint keneviri bitkisi olduğu, sanığın  uyuşturucu madde ticareti maksadıyla yurt dışından temin ettiği esrar maddesini kiralağı araçla Türkiye'ye getirerek sınırdan geçirmeye çalıştığı, sanığın amacının  uyuşturucu maddeleri Türkiye'deki irtibatlı olduğu kişilere teslim etmek olduğu, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen \"uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme\" suçunu oluşturduğu, sanığın kollukta ve kovuşturma aşamasında vermiş olduğu beyanlarında, aracına konulan       <br> uyuşturucu maddeden haberdar olmadığına, bu maddeleri........., isimli şahsın koymuş olabileceğine dair savunmalarının, sanığın Cumhuriyet savcılığındaki 22.09.2022 tarihli beyanı, inceleme dışı sanık .......,'nin beyanları ve tüm dava dosyası kapsamına göre hayatın olağan akışına aykırı ve üzerilerine atılı suçun olası cezasından kurtulmaya yönelik olduğu, uyuşturucu madde ithal etme suçunun neticesi harekete bitişik suçlardan olup netice ile hareketin aynı zamanda gerçekleştiği, suçun uyuşturucu maddenin ülke sınırlarından girmesiyle tamamlandığı, uyuşturucu madde ithal etme suçuna teşebbüsün mümkün olmadığı, bu nedenle sanık hakkında bu suça teşebbüs hükümlerinin  uygulanmasına yer olmadığı, ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı,  suç konusunun önem ve değeri, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı,  güttüğü amaç ve saik gözönünde bulundurularak ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşıldığı, sanığın suç ortaklarının ortaya çıkarılmasına hizmet edecek herhangi bir bilgiyi mahkemeye ya da adli makamlara sunmadığı, bu açıdan yargılamada geçen sürede dikkate alınarak makul süre beklendiği,  sanık hakkında etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığı, sanığın yargılama sürecinde ve mahkemede gösterdiği olumlu ve saygılı tavırları, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen takdiri indirimin uygulandığı belirtilmiş ve sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.<br>B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü\t <br> Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararında usûle ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanunda öngörülen şekilde uygulandığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br><br>IV. GEREKÇE<br>A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, sübutuna,  dava konusu olayda suça teşebbüsün söz konusu olmayıp, suçun tamamlanmış olduğuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Diğer taraftan sanığın beyanlarında bildirilen  kişiler hakkında dava açılıp mahkûm olmaları halinde, 5237 sayılı Kanun'un etkin pişmanlıkla ilgili 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması amacıyla yargılamanın yenilenmesinin imkan dahilinde olduğu anlaşılmakla sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine dair temyiz talepleri yerinde görülmemiştir.<br>B. Sanık müdafii anadili Rumence olan sanığa Rumence bilen tercüman atanmadan İngilizce tercüman eşliğinde savunması alınmak suretiyle savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüş ise de sanığın kollukta, Cumhuriyet Savcılığında ve bozma öncesi İlk Derece Mahkemesindeki savunmasını Rumence bilen tercüman eşliğinde yaptığı, Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli duruşma tutanağına göre sanığın İngilizce bildiğinin Mahkemece tespit edildiği, tercüman aracılığı ile ve müdafi eşliğinde savunmasını yaptığı, bu celsede sanığın veya müdafiinin, sanığın İngilizce bilmediğine ve savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin herhangi bir beyanının bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığı yönündeki temyiz talebi yerinde görülmemiştir. <br><br>C. Diğer taraftan, 5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği, Türkçe bilmeyen sanık için soruşturma ve kovuşturma aşamasında görevlendirilen tercüman giderlerinin yargılama gideri sayılmayarak Devlet hazinesinden karşılanması gerekirken sanığa yüklenmesi, laboratuvarda alıkonulan şahit numune ve bulgular hakkında 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsadere kararı verilmesi gerekirken verilmemesi, suçta kullanıldığı anlaşılan adli emanetin 2022/896 sırasında kayıtlı 42 adet şeffaf poşet hakkında 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerekirken imhasına karar verilmesi hususlarının hukuka aykırı olduğu ancak yeniden yargılamayı gerektirmediği değerlendirilmiştir. <br><br>V. KARAR<br>Gerekçe bölümünde (C) bendinde  açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin  temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 20.10.2023 tarihli ve 2023/1057 Esas, 2023/2056 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin (13) no'lu bendine ilk cümle olarak “5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, Türkçe bilmeyen sanık için soruşturma ve kovuşturma aşamalarında görevlendirilen tercüman gideri toplamı olan 2.550 TL  yargılama giderlerinden sayılmadığından, Devlet Hazinesi'ne yükletilmesine\" ibaresinin eklenmesi; hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin (11-F) no'lu bendinde yer alan ''..esrar (skunk) olduğu değerlendirilen maddenin\" ibaresinden sonra gelmek üzere \"...ve kriminal laboratuvarda alıkonulan şahit numune ve bulguların\" ibaresinin eklenmesi; müsadereye ilişkin (11-E) no'lu bendinde yer alan \"karar kesinleştiğinde imhasına,\" ibaresinin hükümden çıkartılarak, yerine \"...suçta kullanılmaları nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine\" ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, <br>Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,<br>Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2024 tarihinde karar verildi.<br>  <br> ...<br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e464376fd882c105","SID":"16bb7ba9cfc1bde9"}}