{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">8. Ceza Dairesi         2024/16152 E.  ,  2024/3669 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">                                                                                                                                              <br>MAHKEMESİ\t:Ceza Dairesi<br>SAYISI\t: 2022/1585 E., 2023/1282 K.<br>SUÇLAR\t: Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama<br>HÜKÜMLER\t: İstinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ\t: Onama<br><br>İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. <br><br>I. HUKUKÎ SÜREÇ<br>1. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.11.2019 tarihli iddianamesi ile sanık ... hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca dava açılmıştır.<br>2. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.01.2020 tarihli iddianamesi ile sanıklar ..., ... ve ...hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve 43 üncü maddesi uyarınca dava açılmıştır.<br>3. Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2021 tarihli ve 2020/49 Esas, 2021/161 Karar sayılı kararı ile Mahkemelerinin 2021/156 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/156 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.<br>4. Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2021/156 Esas, 2021/166 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.<br>5. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.05.2012 tarihli ve 2021/1115 Esas, 2022/945 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı (sanıklar aleyhine), sanık müdafilerinin istinaf başvurularına ilişkin olarak duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, <br>\"1. 25.08.2019 tarihli olayda, uyuşturucu madde kullanıcısı ...'in uyuşturucu madde temin etmek amacıyla sanık ... ile telefonda görüştüğü, buluşma yerine sanık ...'ın, diğer sanık ... ile tanık ...'in de ... ile birlikte geldikleri, ...'ın sigara paketinin içerisine para koyarak ...'a uzattığı, ...'ın,  ...'dan aldığı sigara paketi ile tek başına ikametine gittiği ve bir süre sonra şahısların yanına gelip içerisinde uyuşturucu madde bulunan sigara paketini tekrar ...'a verdiği, her ne kadar fiziki takip tutanağında olay sırasında sanık ...'ün sürekli olarak sanık ...'ın iki üç adım gerisinden yürüdüğü, şahısların birkaç metre uzağında bekleyip etrafı kolaçan ettiği, ara ara telefonla uğraştığı belirtilmiş ise de tanıklar ... ve ...'ın sanık ...'ün kendilerine uyuşturucu madde sattığına ilişkin bir beyanlarının bulunmadığı, ...'ın kolluktaki beyanında, ...'ın yanında bir şahıs bulunduğunu, Mahkemedeki beyanında da sanık ...'la birlikte oturup çay içtiklerini polislerin kendilerini birlikte gördükleri için ...'dan uyuşturucu aldığını değerlendirmiş olabileceklerini söylediği, sanık ...'ın beyanında ... ve ...'a uyuşturucu maddeyi kendisinin sattığını söylediği, sanık ...'ün de beyanlarında, olay günü kendisinin de ...'dan uyuşturucu madde almak için oraya gittiğini, ... ve ...'ın ...'dan uyuşturucu madde satın aldıklarını, kendisinin uzaktaki bankta oturduğunu ve aralarındaki konuşmalardan haberdar olmadığını söyleyerek atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmakla, Bu durumda sanık ...'ün sanık ...'ın eylemine iştirak ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilerek bu eylemden beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve bunun sonucunda sanık ...'ın sabit olup zincirleme suç oluşturan eylem sayısı dikkate alındığında TCK'nun 43. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak asgari oranda artırım yapılması gerekirken 1/3 oranında artırım yapılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi, <br>2. Keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, 28.08.2019 tarihli olayda, sanık ...'ün uyuşturucu madde kullanıcısı ...a uyuşturucu maddeyi verdiği... Apartmanı'nın Özel Seçkin Temel Lisesine uzaklığının 49 metre olduğu tespit edilmiş ise de, sanığın tanığa uyuşturucu maddeyi apartman içerisinde verdiği, bina içerisinin umumi veya umuma açık yerlerden olmaması nedeniyle sanık ... hakkında TCK'nun 188/4-b maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, <br><br>3. Gerekçede sanık ...'ın 17.08.2019 tarihli eyleminin sübut bulup bulmadığına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaması, <br>4. Sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezasına ilişkin olarak,  ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği  belirtilmeyerek TCK'nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması, <br>5. Sanık ...'ün Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 2008/810 Esas 2009/176 Karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas sabıkası bulunduğu gözetildiğinde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, <br>6. Sanık ...'ün Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 2008/810 Esas 2009/176 Karar sayılı ilamı nedeniyle şartlı tahliye tarihinin 15.11.2017 tarihi olduğu, sanığın şartlı tahliye tarihi ile bihakkın tahliye tarihi arasında bu suçu işlediği anlaşılmakla, şartlı tahliye kararı yönünden mahkemesine ihbar yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, <br>7. Suç tarihlerinin gerekçeli karar başlığında 17/10/2019, 28.08.2019 (... yönünden), 19/07/2019, 17/08/2019 (... yönünden), 17/08/2019, 25.08.2019, 28.08.2019, 28.08.2019 (... yönünden) şeklinde yazılmaması,\" nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.<br>6. Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, bozmaya uyulmak suretiyle verilen 29.04.2021 tarihli kararı ile sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü, 62 nci, 52 nci, 53 üncü, 63 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında 25.08.2019 tarihli eylemi nedeni ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında 28.08.2019 ve 17.10.2019 tarihli eylemleri nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 52 nci, 53 üncü, 63 üncü ve 58  inci maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü, 62 nci, 52 nci, 53 üncü, 63 üncü maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. <br>7. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.10.2023 tarihli 2022/1585 Esas, 2023/1282 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br><br>II. TEMYİZ SEBEPLERİ <br>A. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,<br>B. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; yeterli delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine,<br>C. Sanık ...'ın temyiz isteği; samimi olarak beyanlarda bulunarak suçunu itiraf ettiğine, ancak bundan dolayı cezasından indirim yapılmadığına, U.G ile yapılan alışverişi ikamet ettiği evin içerisinde yaptığına, hakkında fazla ceza verildiğine,<br><br>D. Sanık ... ve müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. <br><br>III. OLAY VE OLGULAR <br>Temyizin kapsamına göre; <br>A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü<br>Sanıklar...ve ...nin, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesininin dördüncü fıkrasının (b) bendi kapsamında kalan yerlere iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi yerde kullanıcı tanıklara uyuşturucu madde sattıkları, sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesininin üçüncü fıkrasının (a) bendi kapsamında kalan uyuşturucu maddeleri kullanıcı tanıklara sattığı olaylarda, sanıkların aşamalardaki savunmaları, tanıkların beyanları, fiziki takip tutanakları, tape kayıtları, Malatya Adli Tıp Kurumu raporları, ekspertiz raporu, bilirkişi raporu ve keşif tutanakları hususlarının birlikte değerlendirildirilerek sanıkların farklı zamanlarda birden fazla kez atılı suçu işledikleri anlaşılmakla haklarında ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmiş, ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. <br>Sanık ... ve müdafii her ne kadar etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla uyuşturucu madde satın aldığını iddia ettiği şahıs hakkında bilgiler vermiş ise de; mahkememizce bu konuda Elazığ Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, Elazığ Emniyet Müdürlüğünce verilen cevabi yazıda sanığın beyan ettiği \"Berber Mustafa\" lakaplı kişinin kimlik bilgilerini tespit edilememiş olması, yine sanıkların duruşma sırasında birbirlerini suçlar mahiyette savunma yaptıkları ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediklerini beyan ettikleri görülmüş ise de, sanıkların birbirlerini suçlayıcı beyanları dışında etkin pişmanlık hükümleri şartlarının gerçekleşmediği anlaşılmakla sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmıştır. <br>B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü <br>İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile  sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>IV. GEREKÇE <br>İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna,  delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin  uygulanmamasının hukuka uygun  olduğu anlaşılmakla, sanıklar müdafileri ile sanık ...'nin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak,  hükümler hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. <br><br>V. KARAR <br>Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.10.2023 tarihli ve 2022/1585 Esas, 2023/1282 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271          sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,<br>Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.  <br> <br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ac844f76a097c33","SID":"1d1ef9780f2c4958"}}