{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">2. Ceza Dairesi         2023/28355 E.  ,  2023/9864 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br><br><br>İNCELENEN KARARIN  <br>MAHKEMESİ\t:Asliye Ceza Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2008/276 E., 2010/188 K.<br>ŞİKÂYETÇİ                               : ...<br>SUÇ\t: Hırsızlık<br>HÜKÜMLER\t: Mahkûmiyet<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ\t: Temyiz isteminin reddi<br><br>Edremit 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2010 tarihli ve 2008/276 Esas, 2010/188 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:<br>Sanık hakkında  kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihinde cezaevinde bulunan sanığın yokluğunda verilip 24.06.2010 tarihinde tebliğ edilen 05.05.2010 tarihli kararda, sanığa yapılan yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı  Kanun'un 263. maddesine göre,sanığın bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmediği; cezaevinde yapılan tebliğ esnasında, sanığa  tebliğ edilen karar içeriği “okunup, anlatılmak” suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunmasına rağmen cezaevi idaresince sanık hakkında düzenlenen 24.06.2010 günlü tebligat belgesi içeriğine göre, tebliğ işleminin aynı Kanun'un 35/3. maddesinde öngörülen usule uygun olmadığı, yine dosya kapsamına göre sanığın karardan haberdar olduğunu gösterir herhangi bir dilekçe ya da belgeye rastlanılmadığı, bu nedenle 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: <br>Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 15.09.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. <br>Başkaca yönleri incelenmeyen Edremit 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2010 tarihli ve 2008/276 Esas, 2010/188 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br><br>  <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a8e9305e0eee88c6","SID":"7615f96dc8756cf1"}}