{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">5. Ceza Dairesi         2006/6728 E.  ,  2010/3223 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>Irza geçme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından sanık ...’un bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; konut dokunulmazlığını bozma suçundan kamu davasının ortadan kaldırılmasına, ırza geçme suçundan ise beraetine dair, Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.09.2005 gün ve 2005/208 Esas, 2005/174 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;<br>Katılanın duruşma isteme yetkisi bulunmadığından vekilinin bu yöndeki talebinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, duruşmasız inceleme yapılmasına karar verildikten sonra  gereği düşünüldü:<br>Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle ırza geçme suçundan verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,<br>Konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;<br>Sanığa isnat olunan ve 765 sayılı TCK.nun 193/2. maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığını bozma suçuna öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, Eylül 2000 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında yedi yıl altı aylık ilave zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 03.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br>...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1498b768b47cb480639d8c61c304a4dc","SID":"4d85232f0104f7bc"}}