{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">8. Hukuk Dairesi         2023/4800 E.  ,  2024/196 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Kadastro Mahkemesi<br><br><br>Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince 26.11.2021 tarihli ek karar ile süresinde yapılmayan istinaf talebinin reddine  karar verilmiştir.<br><br>Kararın davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 05.01.2022 tarihli ve 2022/3312 Esas, 2022/7747 Karar ... ilamı ile İlk Derece Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ek kararının kaldırılmasına, temyiz incelemesi ile davalının temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.<br><br>Davalı ... tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş, İlk Derece Mahkemesince; Yargıtay ilamında karar düzeltme yolu gösterilmediği gerekçesiyle 16.01.2023 tarihli ek karar ile talebin reddine karar verilmiş, verilen karar da davalı ... tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>\t \t\tK     A     R     A     R<br><br>Kadastro sırasında ... ili  Doğanşehir ilçesi Gedikağzı Mahallesi çalışma alanında bulunan 2160 parsel ... miras yoluyla gelen hak, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalıların miras bırakanı Ömer oğlu ... adına ve ölü olduğu belirtilmek suretiyle 21.11.2011 tarihinde tespit edilmiştir.<br>Davacı ... askı ilan süresi içinde; taşınmazın tarafların kök murisi Ömer oğlu Ömer'den geldiği mirasçıları arasında yapılan taksimle babası İbrahim'e kaldığını öne sürerek davalıların muris adına yapılan tespitin iptali ile babası ... mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır.<br>Mahkemece 2013/112 Esas ... dava dosyası ile yapılan yargılama sonucunda 17.06.2016 tarihli  2016/28 ... karar ile; dava konusu taşınmazın kök mirasbırakan ...'un mirasçıları adına tescilinin gerektiği, ancak Kadastro Kanunu 14 üncü madde gereğince senetsizden tescil edilebilecek azami miktarın Doğanşehir Kadastro Mahkemesinin 2000/11 Esas 2009/4 Karar ... dosyasında \"dava konusu olan bu taşınmazlar yönünden kadastro kanunu 14. maddesindeki sınırlamalar çerçevesinde taşınmazların sulu nitelikte olduğu ve davacıların seçim hakkı gözetilerek 1848, 1949, 1924, 1922 parsel ... taşınmazlar ile 1369 parsel ... taşınmazın 2032 metrekarelik kısmının Ömer ve Hani oğlu ... mirasçıları adlarına miras payları oranında tesciline, 1923 parsel ... taşınmaz ile 1369 (eski 2126) ... parselin miktar fazlası 6261 metrekarelik kısmının Hazine adına tesciline\" karar verilmek suretiyle kök mirasbırakan ... mirasçıları adına tescilinin yapıldığı, bu dosyada mirasçıların tercihlerini bildirdikleri ve bu tercihin Mahkeme kararıyla da belirginleştirilerek hükme bağlandığı, Mahkeme Hâkiminin keşifte zapta geçen gözlemine göre dava konusu taşınmazın çok uzun yıllardan beri kullanılmamış olmasının da bu tecihe uygun bulunduğu, bu tercih çerçevesinde miras ortaklığı adına senetsizden tescil edilen yerler dışında dava konusu taşınmazın da ayrıca tesciline 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi gereğince imkan bulunmadığı, bu durumda davacı ...'un miras bırakanı ... mirasçıları adına tescil istemi sebebiyle davada başka mirasçı olmasına dayalı olarak resen araştırma ilkesi cari olduğu, davada Mahkemenin gerçek hak sahibini bularak adına tescil kararı vermesi gerektiğinden senetsizden tescil miktarı üzerinde kalan dava konusu taşınmazın fiili hak sahibi ... miras ortaklığı adına değil, 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesi gereğince hukuki haksahibi Hazine adına tescilinin gerektiği belirtilerek, 2160 parsel numaralı taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; taraflara tebliğ edilmesine rağmen temyiz edilmediğinden 05.09.2016 tarihinde hüküm kesinleştirilmiştir.<br>Davalı mirasçısı ... 26.10.2021 tarihli dilekçesi ile; karardan 25.10.2021 tarihinde haberdar olduğunu, hükmün tebliğ edildiği tarihte tebligatın yapıldığı adreste oturmadığını, farklı şehirde çalıştığını öne sürerek hükmü istinaf etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesince 26.10.2021 tarihli ek karar ile süresinde olmayan istinaf talebinin reddine karar verilmiş, ek kararında istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; asıl karar tarihi itibariyle hükmün temyiz incelemesine tabi olduğu belirtilerek dosya İlk Derece Mahkemesine iade edilmiştir.<br>Dairece yapılan 05.10.2022 tarihli temyiz incelemesi ile; asıl karar tarihi itibarıyla, İlk Derece Mahkemesince verilen karar, temyiz yasa yoluna tabi olduğundan Mahkemece hatalı nitelendirme ile kararın istinaf yasa yoluna tabi olarak değerlendirilmesi sonucu kurulan istinaf talebinin reddine dair 26.10.2021 tarihli ve 2013/112 Esas, 2016/28 Karar ... ek kararı kaldırılarak, temyiz incelemesine geçilmesine ve gerekçeli kararın davalı ...’a 11.07.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... tarafından 26.10.2021 tarihinde temyiz kanun yoluna başvurulduğu, gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarih ile temyiz tarihi arasında 6100 ... HMK'nin Geçici 3/1 inci maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK'un 432 inci maddesinde düzenlenen 15 günlük yasal temyiz süresinin geçtiği belirtilerek davalı ...’un temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.<br>Davalı Serdar Kurt karar düzeltme talebinde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince; Yargıtay 05.10.2022 tarihli karar içeriğinde karar düzeltme kanun yolu gösterilmediği bu nedenle kararın kesin olduğu gerekçesiyle 16.01.2023 tarihli karar ile karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiş, bilahare 24.01.2023 tarihli ek karar ile de karar düzeltme talebi hususunun Yargıtayca değerlendirilmesi gerektiği halde sehven ret kararının verildiği belirtilerek dosyanın karar düzeltme incelemesi için Yargıtaya gönderilmesine karar verilmiştir.<br>Yargıtay kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunulduğuna göre, başvurunun reddine karar verme yetkisi, karar düzeltme talebini inceleyecek Yargıtayın ilgili Dairesine aittir. Yerel Mahkemenin bu konuda karar verme yetkisi bulunmamaktadır. 1086 ... HUMK’un 432 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında Yerel Mahkeme hakimine tanınan yetki, “temyiz talebinin kanuni süresinde bulunmaması” ve “kararın temyizi kabil olmaması” hâllerine münhasır olup, karar düzeltme talebi bu hükmün dışındadır. Karar düzeltme isteminin reddine karar vermek yerel mahkemenin yetkisinde bulunmadığından, davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin reddine dair 16.01.2023 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek, karar düzeltme isteminin incelenmesine geçildi.<br>Eldeki davanın açılmasından sonra tespit malikinin ölü olması nedeniyle mirasçılarının davaya dahil edildiği, mirasçılarının adreslerinin belirlenerek bu adreslere tebligatların yapıldığı, mirasçı ...' a Nüfus Müdürlüğü tarafından yerleşim yeri adresi olarak bildirilen Yakakent Mahallesindeki adresine dava dilekçesinin ve duruşma tarihinin 7201 ... Tebligat Kanunu'nun 21/2 nci maddesi uyarınca yapıldığı, yargılama sonunda verilen gerekçeli kararın ise yine aynı adrese davacının işte olduğu  bu nedenle en yakın komsusuna haber verilerek yine mahalle muhtarına tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.<br>Davacının temyiz dilekçesinde ve karar düzeltme dilekçesi ekinde sunduğu Nüfus Müdürlüğünden alınan 2007 ila 2021 tarihleri arasında davacının yerleşim yeri gösterir belge ile SGK kayıtlarına göre hükmün tebliğ edildiği tarih itibariyle tebligat adresinde oturmadığı, bu haliyle gerekçeli kararın adına geçene tebliğinin usulüne uygun bulunmadığı, davalının hükmü 25.10.2021 tarihinde öğrendiğini bildirdiğine göre gerekçeli kararın davalı tarafından süresinde temyiz edildiğinin kabulü gerektiği anlaşıldığından Dairece verilen temyiz inceleme isteminin reddine dair 05.10.2022 tarihli ve 2022/3312 Esas, 2022/7747 Karar ... ilamının ortadan kaldırılmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçildi.<br>Davaya konu taşınmaz, kadastro tespiti sırasında malikinin kim olduğu belirlenerek (malik hanesi ölü ... adına doldurulurak) askı ilanına çıkarılmış, eldeki dava da askı ilan süresi içinde açılmıştır. 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 29/2 nci maddesinde \"Bir mirasçının diğerlerinin muvafakatı olmadan dava açabileceği ve yalnız başına davaya devam edebileceği düzenlenmiş olup\" davacı ...'un da maddeye dayalı olarak  miras yoluyla gelen ve taksim nedeniyle babası ...'a  ait olduğunu öne sürerek ve babasının tüm mirasçıları adına tescili istemiyle dava açtığına göre anılan madde uyarınca dava açmaya ve davayı takip edip sonuçlandırmaya hak ve yetkisinin bulunduğu  anlaşılmaktadır.<br>Diğer bir anlatımla; eldeki davanın 3402 ... Kanun'un 30/2 nci maddesinde öngörülen ve mahkemeye gerçek maliki belirleme hak ve yükümlülüğünü düzenleyen madde kapsamında değerlendirilmesi hukuken mümkün olmadığı gibi kişiler arasında görülen davalarda anılan Kanunun 14 üncü maddesinde öngörülen sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar taşınmaz edinilebileceğine dair hükmün de uygulama olanağı bulunmamaktadır. Davanın malik hanesi dolu taşınmaz hakkında açılması karşısında davanın tarafları arasında görülmesi gerektiği ispat yükünün de davacı tarafta olduğunun kabulü gerekir<br>Hal böyle olunca; temyiz edenin sıfatına göre davanın reddine dava konusu taşınmazın ölü tespit malikinin mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmesi gerekirken davanın nitelendirilmesine, uygulanacak usul hükümlerinde hataya düşülerek ve taşınmazın davada taraf olmayan Hazine adına tesciline karar verilmesi isabetsiz olup hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.\t<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ...'un temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 ... HMK'nın Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK'un 428 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,  dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fe2a58845bdc62be","SID":"7a4d8d25e4904440"}}