{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">2. Ceza Dairesi         2023/15628 E.  ,  2023/8451 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                                                                                                                K A N U N   Y A R A R I N A<br>                                                                                                                    B O Z M A<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN  <br>MAHKEMESİ\t:Ağır Ceza Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2021/1016 D. İş<br>ŞİKAYETÇİLER\t: ..., ... ..., ... ... ..., ... ...<br>SUÇLAR\t: Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme<br>SUÇLARIN TARİHİ\t: 12.07.2017<br>İNCELEME KONUSU <br>KARAR\t: İtirazın reddi<br>KANUN YARARINA <br>BOZMA YOLUNA <br>BAŞVURAN\t\t:Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet \t\t\t\t\t\t  Başsavcılığı<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ\t\t: İlgili kararın kanun yararına bozulması<br> I. İSTEM<br>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2023 tarihli ve 2023/35852 sayılı kanun yararına bozma isteminin;<br>\"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 23/3. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi halinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanunun 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir” şeklindeki düzenlemeler karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümde belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu sebeple ... yargılanma hakkının bir uzantısı olarak, olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle; somut olayda, ilk yargılamada görev ... Hakim ... ...'nın yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair kararda da görev alamayacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde\t isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. <br>II. GEREKÇE<br>1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.<br>2. Dosya kapsamına göre, kamu malına zarar verme suçundan katılan sıfatını alabilecek şekilde atılı suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan  Adalet Bakanlığı’nın 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkının bulunduğu, Adalet Bakanlığı’na kovuşturma evresinde yöntemine uygun şekilde 5271 sayılı Kanun'un 234/1-b-1. maddesi uyarınca duruşma gününü bildiren tebligatın yapılmadığı, bu nedenle sanık hakkında açılan davadan usulüne uygun olarak haberdar edilmediği ve davaya katılabilmesi için olanak tanınmadığının anlaşılması karşısında, yasa yollarına başvurma hakkı bulunan ve yokluğunda karar verilen şikâyetçi kuruma hükmün tebliğ edilmesinin gerekmesi nedeniyle kamu malına zarar verme suçundan kurulan  hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.<br>3. Henüz kesinleşmediği belirlenen kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, bu kararın kesinleşmemesi nedeniyle sonradan verilen kararların da yok hükmünde olduğu ve olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>4. 5271 sayılı Kanun'un 318/1. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi istemi, hükme veren Mahkemeye sunulur. Bu Mahkeme istemin kabule değer olup olmadığına karar verir. Bu olağanüstü kanun yolunun birinci aşamasını yenileme isteminin kabule değer olup olmadığını belirlemek için yapılacak inceleme oluşturur. İstemin yerinde olup olmadığı istemi, duruşma açılmaksızın başvurunun öngörülen biçime uyup uymadığı, dilekçe yada tutanakta ileri sürülen nedenlerin, yenilemeyi gerektirir nitelikte olup olmadıkları, kanıtların gösterilip gösterilmedikleri hususlarıyla sınırlı olarak esas hükmü veren Mahkeme tarafından incelenir.<br><br>5.\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu başvurunun kabule değer görülmediği taktirde istemin reddine, tersine durumda ise ikinci aşamaya (yani yargılamanın yenilenmesine) geçilmesine karar verilmesi gerekir.<br>\t6. Yargılamanın yenilenmesine yönelik istemin kabule değer olduğuna karar verilip, yeniden yapılacak olan \"Yargılamanın yenilenmesi\"  aşamasına yani ikinci aşamaya geçildikten sonra 5271 sayılı Kanun'un 23/3. maddesi dikkate alınacaktır.<br>7.\t5271 sayılı Kanun'un 23/3. maddesinde \"Yargılamanın yenilenmesi halinde\" davaya bakma yasağı getirilmiştir. Böylece, aynı uyuşmazlık hakkında daha önce kanaatini belirtmiş olan hakimin daha sonra yargılamanın yenilenmesi sürecinde görev yapması önlenerek, hakim tarafsızlığı bu yönüyle de sağlanmak istenmiştir.<br>8.\tYargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına ilişkin karar belirtildiği gibi belge üzerinden yani duruşma açılmaksızın sadece 5271 sayılı Kanun'un 301. maddesinde sınırlı olarak sayılan nedenlerin mevcut olup olmadığı ve başvuru koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden yapılan değerlendirme sonucunda verilmektedir. İstemin reddine ilişkin kararların da itirazı mümkündür ve itiraz üzerine istemin kabule değer olup olmadığı başka bir hakim tarafından da değerlendirilmektedir.<br>9.\tİstemin kabul değer görülmesi halinde ise 5271 sayılı Kanun'un  321/2. maddesi uyarınca Mahkemece, yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar verilmektedir. Bu aşamadan sonra  aynı Kanun'un 23/3. maddesindeki düzenleme uygulanmaya başlanacaktır. Zira amaç, yargılamayı yani kanıtların değerlendirilmesini başka bir hakime yaptırmaktır. Aksinin kabulü halinde; sadece biçimsel bir inceleme olan birinci aşama içinde, başka bir hakim görevlendirme gerekecek olup, bu durum uygulamada gereksiz, dayanaksız ve çoğu kez temyiz nedenleri tekrar edilerek yada tebligatlara yönelik itirazları içeren başvurular nedeniyle mercii sıfatıyla görevlendirme yapan mahkemelerin ve görevlendirilen hakimlerin gereksiz mesai harcamalarına neden olmaktadır.<br>\t10. Ayrıca yargılamanın yenilenmesi talebi geldiğinde Mahkeme diğer hakimin görevlendirilmesi konusunda merciine dosyayı göndermesi, merciinin görevlendirme yapması ve görevlendirilen hakime dosyanın gönderilmesi onun dosyayı inceleyerek talebin kabule değer olup olmadığına karar vermesi özellikle işi yoğun olan yerlerde ... bir zaman alıp, tutuklu ve hükümlü dosyalarda derhal tahliye edilmesi gereken tutuklu ve hükümlülerin bu süre zarfında haksız yere cezaevinde kalmalarına da yol açmaktadır. Oysa ki talebi ... Mahkemenin hakimi Yargılamanın Yenilenmesi gerekliliğini gördüğünde ki; dosyaya ... bakacak olan hakime göre daha kısa zaman içerisinde olacağından bu kararı vermesi makul sürede yargılanma ilkesine de daha uygun olacaktır.<br>Kaldı ki; 5271 sayılı Kanun'un 318/1. maddesi birinci aşama olup, istemin nereye yapılacağı, bu Mahkemenin ne karar vereceğini açıkça belirtmiş, Mahkeme kabule değer görürse zaten dosyadan el çekecek ve ... bir hakim görevlendirilmesi için merciine dosyayı gönderecek, aksi taktirde istemi kabule değer görmeyecek, bu kararda zaten itiraz merciince incelenecektir. Diğer taraftan 5271 sayılı Kanun sisteminde, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu sistemine göre itiraz kanun yolunda bir değişiklik yaparak itiraza tabi kararlarda hakimin kararına dönerek itirazı kabul etme yolu da açılmış olduğundan  Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının görevi yaptırmamak için direnme suçundan da kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br>III. KARAR<br>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN  REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,  06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle  karar verildi.<br><br><br>  <br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8e76a32e854ad374","SID":"612e6d982975106b"}}