{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">10. Hukuk Dairesi         2023/13164 E.  ,  2023/13151 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2021/805 E., 2023/1417 K.<br>KARAR\t: Esastan ret<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Samsun 3. İş Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2017/434 E., 2020/587 K.<br><br>Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince  davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin  esastan reddine  karar verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ...  tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.06.1994 itibari ile tarım sigortalısı olduğunu, primlerini ödediğini, sonrasında Esnaf Bağ-Kur emekliliğine hak kazanmak için 4 yıl boyunca prim ödediğini, ancak tarımdan emekli edildiğini oysa emekliliğinin Esnaf Bağ-Kur'dan yapılması gerektiğini ileri sürerek davacıya hak kazandığı tarihten itibaren olmak üzere  1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı  bağlanması gerektiğinin tespitini talep etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili,  cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile \"Davanın kabulüne, davacıya 01.06.2016 tarihinden geçerli olmak üzere 1479 sayılı Kanun'un 4/1-b statüsünde yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine\" karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde  davalı  SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B.İstinaf Sebepleri<br> Davalı SGK vekili, istinaf dilekçesinde özetle; dava açıldığı aşamada davacının Kuruma müracaatının olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,  davacının prim borçları nedeniyle durdurulan sigortalılığına ilişkin 63 terk kodunun kaldırılması sonrasında zorunlu tarım sigortalılığı ile isteğe bağlı sigortalılığı çakışınca 1479 sayılı Kurum kapsamındaki sigortalı hizmetleri iptal edilerek primleri Tarım Bağ-Kur'a aktarıldığını, aktarım sonrası, davacının 25.05.2016 tarihli tahsis talebi üzerine, diğer hizmetleri sorgulandığında toplam 942 gün esnaf hizmet süresine ulaşıldığını, Kurum işlemlerinin mevzuat çerçevesinde olup hukuka uygun olduğunu, Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. \t<br><br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. <br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye  Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili  temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davalı SGK vekili,   temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı  bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri hükümleridir.<br><br>3. Değerlendirme<br>1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. <br><br>2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile  kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından  temyiz dilekçesinde  ileri sürülen nedenler   kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>VI. KARAR <br>Açıklanan sebeplerle; <br>Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, <br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, <br><br>20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d27610d2c4bbb44a","SID":"9d89d817dfa47cfd"}}