{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">11. Hukuk Dairesi         2009/11654 E.  ,  2010/902 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>MAHKEMESİ\t:Ticaret Mahkemesi<br><br><br>Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.12.2006 gün ve 2003/1233 - 2006/763 sayılı kararı bozan Daire’nin 20.07.2009 gün ve 2009/7698 - 2009/8854 sayılı kararı aleyhinde vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:<br>Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkili ile davalı arasında kiralık data devreleri üzerinden görüntü iletimi yapılmak üzere sözleşme imzalandığını, ancak yaptırılan delil tespiti sonucunda davalının kendisine tahsis edilen data hatlarından yasalara aykırı olarak ses iletimi yapıldığının tespit edildiğini, davalı şirketin 406 sayılı Yasa ve sözleşmeye aykırı olarak ses iletmek suretiyle üçüncü kişilere düşük ücretle telefon görüşmeleri yaptırması sonucu müvekkilinin büyük zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla asıl davada 3.546.549.960.459.-TL, birleşen davada ise 4.227.344.886.025.-TL zararın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, davacının yapıldığını iddia ettiği internet üzerinden ses naklinin davacıya yasa ile tanınan telefon ve alt yapı hizmetleri tekel hakkından tamamen farklı ve katma değerli bir hizmet olduğunu, davacının yaptırmış olduğu tespitlerin bilimsel olmadığını, tazminat istemine konu zararın gerçeğe aykırı şekilde hesaplandığını savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.               <br>Mahkemece, davalının internet üzerinden ses iletimi yaptığının tespit edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar, Dairemizin 20.07.2009 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.<br>Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.<br>Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 03,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü  uyarınca takdiren 172.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 28.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2684ad790ee124245cd0d17179704835","SID":"1e0a2ca561595e47"}}