{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">11. Hukuk Dairesi         2011/7909 E.  ,  2013/11035 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>MAHKEMESİ\t:TİCARET MAHKEMESİ<br>\t<br><br> Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye Ticaret (Beyoğlu 1. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/03/2011 tarih ve 2007/363-2011/96 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.05.2013 günde başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı vekili Av....ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:  <br>Davacı vekili, davalı şirket nezdinde Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ile sigortalı santralin komple kartuş grubu tabir edilen makine aksamında hasar meydana geldiğini, buna rağmen davalı sigortacı tarafından bu güne kadar ödeme yapılmadığını ileri sürerek, (55.902) Euro tamirat bedeli ile (1.696.154.322) TL demontaj ve kargı bedelinin ihbar tarihi olan 24.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, davacının TTK.’nın 1292. ve Sigorta Genel Şartları’nın 11.maddesi ile getirilen rizikoyu ihbar yükümünü kasten ve kötü niyetli şekilde ihlal ettiğini, hasar sonrası davacının hasarlı üniteyi yerinden kaldırmadan önce kurcalayıp, söküp, parçalara ayırıp başka bir şehirdeki servise gönderdiği, bu durumun PGŞ.’nin 11/e, 11/b maddelerine ve TTK.’nın 1293.maddesi hükmüne aykırılık teşkil ettiğini ve sigortalının TTK. 1293/son hükmü uyarınca sigorta haklarını zayi ettiği, davacının hasar ve sebeplerine ilişkin hususları gizleyip bilgi vermekten kaçınması nedeniyle hasar çalışmalarının tamamlanamadığını, hasar nedeninin üretim hatasından kaynaklanıp poliçe teminatı dışında kaldığını, davacının hasarlı makinenin hasarını gidermeden makineyi çalıştırmaya devam etmesi nedeniyle meydana gelen zararın PGŞ.’nın 3/j maddesine göre tazminat dışında olduğunu, müvekkilinin rücu hakkının engellendiğini, davacının talep ettiği tazminat miktarı ile faiz miktarı ve faiz başlangıç tarihinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, dava konusu hasarın sigorta teminatı kapsamında kaldığı,davacı şirketin ihbar yükümlülüğünü kasten geciktirdiği sabit olmamakla birlikte gecikmede kusurlu olduğu, koruma tedbirlerinin alınmamış olmasının zararda artışa neden olduğunun kanıtlanamadığı, kusurun ağırlığına göre, ihbar yükümlülüğünün ihlali yönünden %25 oranında indirim yapılması  gerektiği,  davalı   ...   tarafından   düzenlenen   sigorta   poliçelerinde muafiyet oranı yönünden özel bir düzenleme yer almadığından hasar bedelinin %20'sinin de davacı şirket üzerinde bırakılması gerektiği, hasarlı parçaların sovtaj değerinin 2.999,25 TL olarak tesbit edildiği, davacı şirket tarafından kusurlu olarak ve  süresinde ihbar borcunun yerine getirilmediği, davadan önce B.K.nun 101 nci maddesine uygun şekilde davalı ... şirketinin temerrüde de düşürülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 48.890,33 TL tazminatın dava tarihinden itibaren değişken oranlardaki yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.<br>Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve temerrüt faizinin başlangıcının dava tarihi olmasına ilişkin olarak uyulan bozma ilamı çerçevesinde bu hususun davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşturulmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 720,30 TL harcın temyiz edene iadesine, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5899984c84eafae620a76bc208f0f5a9","SID":"4c60e91dc50c3d36"}}