{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">4. Hukuk Dairesi         2021/26917 E.  ,  2023/6981 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Ticaret Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2021/844 Değişik İş, 2021/848 Karar<br>SAYISI\t: İHK-2021/34605<br>HÜKÜM/KARAR\t: Tarafların İtirazının Kısmen Kabulü/ Başvurunun Kısmen Kabulü<br>SAYISI\t: K-2021/109551<br><br>Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br><br>Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince taraf vekillerinin itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br><br>... kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve  diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:  <br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan motorsikletin  12.11.2016 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda motorsiklette yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri zararının tespiti ancak yargılama sırasında yapılacak tahkikat ve bilirkişi incelemesiyle mümkün olduğundan 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi uyarınca şimdilik 35.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında bedel arttırım dilekçesi ile talebini 107.597,00 TL'sına  yükseltmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, eksik evrakla başvuru yapıldığını, bu nedenle başvurunun dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davaya konu kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebi yönünden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının müterafik kusurunun varlığı halinde tazminat tutarından indirim uygulanması gerektiğini, davacının yolcu olduğu motorsiklette hatır için taşındığının kabulü ile hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini ve mevzuata göre şirket aleyhine karar verilmesi halinde vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen tutarın 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.<br><br>III. ... KARARI<br>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile \"...meydana gelen trafik kazasında davacı tarafından sunulan ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 24.07.2020 tarihli maluliyet raporunda davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki yönetmelik uyarınca  %15 oranında maluliyet kaybına uğradığının belirlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince Adli Trafik Bilirkişisinden alınan kusur raporunda dava konusu kazada davacının yolcu olduğu motorsiklet sürücüsünün %40, karşı araç sürücüsünün % 60 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülü ile davacının  sürekli iş göremezlik zararının 103.633,00 TL, geçici iş göremezlik zararının 3.305,00 TL ve bakıcı giderinin 659,00 TL olmak üzere toplam 107.597,00 TL olarak hesaplandığı ve davacının motorsiklette hatır için taşındığının kabulü ile tazminat tutarından %20 oranında hatır taşıması  indirimi uygulandığı...'' gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 86.077,60 TL maddi tazminatın 26.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <br><br>IV. İTİRAZ<br>A. İtiraz Yoluna Başvuranlar<br>  Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İtiraz Sebepleri<br>1. Davacı vekili itiraz dilekçesinde; dosyaya sunulan ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği uyarınca hazırlanan 05.03.2021 tarihli maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının % 28 olarak belirlendiğini, bu nedenle bu rapor esas alınarak karar verilmesi gerektiğini, aktif yaş dönem sonunun 65 yaş olarak belirlenmesi gerektiğini ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanmasının yerinde olmadığını ileri sürerek karara itiraz etmiştir.<br><br>2. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kazaya karışan aracın davacıya ait olması halinde, tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, davacı tarafından eksik belge ile başvuru yapıldığından ve başvuru sırasında Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenmiş bir maluliyet raporu sunulmaksızın başvuru yapıldığından başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranın Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenmesi için yeniden rapor alınması gerektiğini,  geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca geçici bakıcı giderinin brüt ücret üzerinden hesaplanmasının doğru olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilerek belirlenen tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur raporu ile davalı sigorta şirketi tarafından alınan kusur raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz oranının kullanılması gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, kazaya karışan aracın iki tekerlekli araç vasfında olduğunu, bu nedenle, aracın cinsinin araştırılması gerektiğini, aracın motorlu bisiklet olması veya silindir hacminin 50 cc nin altında olması halinde, gerçekleşen zarardan müvekkil kurumun sorumluluğu bulunmadığını ve davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek karara itiraz etmiştir.<br><br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile \"...davacı tarafından sunulan ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 24.07.2020 tarihli maluliyet raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki yönetmelik uyarınca davacının özür oranının  % 15 olarak belirlendiği, hükme esas alınan raporun yetkili kurul tarafından ve uygun yönetmeliğe göre davacının muayenesi yapılarak hazırlandığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince Adli Trafik Bilirkişisinden alınan kusur raporunda dava konusu kazada motorsiklet sürücüsüne % 40, karşı otomobil sürücüsüne  % 60 oranında kusur atfedildiği, ceza dosyasında bilirkişi raporunda davacının yolcu olarak bulunduğu motorsiklet sürücüsünün tali kusurlu olduğu belirtilmiş olduğundan raporlar arasında bir çelişkiden bahsedilemeyeceği ve başvuranın yolcu olduğu da nazara alındığında karar vermeye yeterli görülen kusur raporuna göre hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, 17.07.2020 tarihli Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ve Yargıtay içtihatları uyarınca tazminat tutarının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasının yerinde olduğu, davacı vekili tarafından aktif dönem yaşının 65 yaşına kadar sürmesi gerektiğinden bahisle itiraz edilmiş ise de, aktif yaş sınırının 60 yaş olduğu, bu nedenle aktüer bilirkişi raporuna yönelik itirazın yerinde olmadığı, motorsikletin başvurana veya sürücüye ait olmadığı konusunda bir çekişme bulunmadığı, motorsikletin hangi amaçla başvuranın elinde olduğu, hatır için kullandırma olup olmadığının dosya kapsamına göre belli olmadığı, bu nedenle hatır indirimi taşıması nedeniyle indirim uygulanmasının yerinde olmadığı, bu yöne ilişkin başvuranın itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacı ile motorsiklet sürücüsünün birlikte alkol aldıkları, kaza tutanağına göre sürücünün sürücü belgesinin olmaması, davacınını  yaralanmasının  kafa travması sonucu meydana geldiği gibi hususlar nazara alındığında davalı vekilinin müterafık kusura ilişkin itirazının kabulü ile %20 oranında  indirim uygulanması gerektiği, Kaza Tespit Tutanağında aracın cinsinin ''Java motosiklet'' olarak yazılı olup işletenin ise Sadık Kılıçaslan olarak yazılı olduğu, motorsikletin üçüncü kişi adına kayıtlı olduğu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20 nci maddesine göre mülkiyeti geçiren resmi bir belge olmadığından davacıyı işleten olarak kabul etmenin ve zararı işleten zararı olarak kabul etmenin mümkün olmadığı, başvuru şartı yerine getirilmiş bulunduğundan temerrüt tarihine ilişkin itirazın yerinde görülmediği, dava konusu kazanın iş kazası olduğuna ilişkin bir bilgi bulunmadığı ve aksine bir delil de getirilmediği, davacının hizmet dökümünde 2016 yılına ait bir çalışması gözükmediğinden bu yöne ilişkin itirazın yerinde görülmediği ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin 13 üncü fıkrasına göre tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olması gerektiği, bu nedenle anılan hüküm göz önüne alınarak 1/5'i oranında ve tarifede belirlenen maktu vekalet ücretinin altında olmamak üzere vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken tam vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı\" gerekçesiyle davacı vekilinin hatır taşımasına ilişkin itirazının kabulüne, davalı vekilinin itirazlarının müterafik kusur  ve vekalet ücreti yönünden kabulüne, hatır taşıması nedeniyle uygulanan indirim yerine müterafık kusur nedeniyle indirim yapılması kabul edildiğinden hüküm sonucu değişmediğinden ... kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği uyarınca hazırlanan 05.03.2021 tarihli maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının % 28 olarak belirlendiğini, bu nedenle rapor esas alınarak karar verilmesi gerektiğini, müterafik kusur nedeniyle indirim uygulanmasının hatalı olduğunu ve başvuran lehine Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen nispi ve tam vekalet ücreti yerine ücretin 1/5’ine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.  <br><br>2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazaya karışan aracın davacıya ait olması halinde, tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, davacı tarafından eksik belge ile başvuru yapıldığından ve başvuru sırasında Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenmiş bir maluliyet raporu sunulmaksızın başvuru yapıldığından başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranın Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenmesi için yeniden rapor alınması gerektiğini,  geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca geçici bakıcı giderinin brüt ücret üzerinden hesaplanmasının doğru olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilerek belirlenen tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur raporu ile davalı sigorta şirketi tarafından alınan kusur raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz oranının kullanılması gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, kazaya karışan aracın iki tekerlekli araç vasfında olduğunu, bu nedenle, aracın cinsinin araştırılması gerektiğini, aracın motorlu bisiklet olması veya silindir hacminin 50 cc nin altında olması halinde, gerçekleşen zarardan müvekkil kurumun sorumluluğu bulunmadığını ve davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek  ... kararının bozulmasını istemiştir. <br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık; zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan motorsikletin karıştığı  trafik kazası sonucunda motorsiklette yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun  49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi,  Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.<br><br>3. Değerlendirme<br>1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin  kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.   <br><br>2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;<br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 inci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.<br>Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada yalnızca ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.<br>Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Davacı ve sürücünün arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı tarafın süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.<br><br>VI. KARAR<br> 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, <br><br>2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,<br><br>Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, <br><br>Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde  davalıya iadesine,<br><br>Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"10d16ea3b8566fc8","SID":"6da20d417cfe94c1"}}