{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">10. Hukuk Dairesi         2023/8349 E.  ,  2024/622 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2021/342 E., 2023/720 K.<br>KARAR\t: Esastan red<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: ... 36. İş Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2018/436 E., 2020/319 K.<br><br>Taraflar arasındaki hizmet  tespiti ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince  davanın kısmen  kabul, kısmen reddine dair  karar verilmiştir.<br><br>Kararın taraf  vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların  esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı  davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ...  tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki  belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili özetle;   davacının 17.08.2016 - 05.09.2018 tarihleri arasında bildirilmeyen hizmet süreleri ile aylık 1.450 Euro karşılığı TL olarak bildirilmesi gereken prime esas gerçek ücretinin tespitini talep etmiştir.\t<br><br>II. CEVAP<br>1.Davalı Kurum vekili, davada fer'i müdahil olduklarını, Kurum kayıtları esas olup iddianın eşdeğer belgelerle ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br><br>2.Davalı şirket vekili,  davacının müvekkili şirketin Cezayir'de devam eden projesinde 17.08.2016 ile 06.09.2018 tarihleri arasında inşaat kalfası olarak aylık 675,00 USD maaşla çalıştığını, davacının 23.08.2016 tarihli dilekçe ile isteğe bağlı sigortalı olarak çalışmak istediğini beyan ettiğini, bu tarihten sonra da ödemelerin bu şekilde gerçekleştirildiğini, bu nedenle Kuruma eksik yatırılan herhangi bir ücret ve prim ödemesinin söz konusu olmadığını, 17.08.2016 tarihli İşKur sözleşmelerinde de davacının ücretinin aylık  675,00 USD olarak belirlendiğini, davacıya her ay döviz kuruna göre 2.200 TL ile 4.200 TL arasında maaş ödemesi yapıldığından bahisle; davanın reddini  talep etmiştir. <br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar vermiştir. <br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri  istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf Sebepleri<br>1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin davalı firmada 17.08.2016 ile  06.09.2018 tarihleri arasında çalıştığının Kurumdan gelen kayıtlar ile sabit olduğunu,  müvekkilinin ücretinin net 1.450 Euro olduğunu da banka kayıtları olmak üzere yazılı delil ile ispat olunduğunu, ilk derece mahkemesi gerekçesinin de bu yönüyle yerinde olduğunu, ancak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğini, reddedilen kısmın ne kadar olduğu ve gerekçesinin kararda yazılı olmadığını, ayrıca düzeltilmesine karar verilen kurum kayıtları hesaplaması yapılırken kur farkının da gözetilmediğini, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu belirterek; istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>2.Fer'i müdahil Kurum vekili, dava açılmadan önce Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, mahkemece yapılan emsal ücret araştırmaları ile iddianın ispatlanamadığını, iddianın ancak yazılı delil ile ispatlanabileceğini, tanık deliline başvurulamayacağını, kaldı ki tanıkların çalışanların birbirlerinin aldıkları ücreti bilmediklerini beyan ettiklerini, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, rapora itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, kurumun davada fer'i müdahil olduğunu, aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini  belirterek;  istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>3. .... Yapı Teknolojisi Anonim Şirketi vekili, davacının çalışma süresinin işkur sözleşmesi ve Türkiye'ye giriş çıkış kayıtları ile sabit olduğunu, çalışma süresinin tespiti talebinde hukuki yarar bulunmadığını, davacının isteğe bağlı sigortalı olduğunu, davacının 23.08.2016 tarihli SGK isteğe bağlı sigorta giriş bildirgesi ile prime esas kazancın alt sınırı üzerinden isteğe bağlı sigorta primini ödemek istediğini beyan ettiğini, bu tarihten sonra da ödemelerini bu şekilde gerçekleştirdiğini, bu nedenle davacı adına Kuruma yapılan herhangi bir ücret bildirimi ve eksik prim ödemesi bulunmadığını, davacının 675 USD'den farklı bir maaş aldığını ispatlayamadığını, yazılı delil ile ispat zorunlu olup davacı tanık anlatımlarına dayalı tespitin hukuki dayanağı bulunmadığını, isteğe bağlı sigortalı olan davacının maaşının ne kadar olduğunun önem taşımadığını,  belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br> C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre  mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemlerinin esastan  reddine karar  verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde  davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>   Davalılar  vekili özetle; isinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek  kararın bozulmasını talep etmiştir. <br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, hizmet  tespiti ve prime esas kazanç tespiti ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile  370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 80 ve 86 ncı maddeleridir. <br><br>3. Değerlendirme<br>1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre  davalının ve Kurum vekilinin aşağıdaki  paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.<br><br>2.Dosya kapsamı incelendiğinde, istemin 17.08.2016 ile 05.09.2018 döneminde  eksik bildirimlerin tespiti ile prime esas kazancın belirlenmesi noktasına yönelik olması dosya içeriğiyle davaya konu dönemde davalı iş yerinde tam bildirimin yapıldığının anlaşılması ve Mahkeme hükmünün banka kayıtları dikkate alınarak prime esas kazanç yönünden kısmen kabule yönelik kurulması karşısında prime esas kazanç yönünden tesis edilen hüküm isabetli olmakla birlikte, iddia ve bildirime göre hizmet tespitine yönelik istem bakımından hukuki yarar yokluğu nedeniyle redde karar verilmemiş bu yönde gerekçe ve hüküm tesis edilmemiş olması yerinde olmayıp  usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.<br><br>3. Öte yandan,   6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64 üncü maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7 nci maddesine eklenen 4 ünü fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir.<br><br>         Eldeki davanın, 23.11.2018  tarihinde açılması karşısında, Kurumun fer'i müdahil sıfatına haiz olması gerektiği belirgindir. Mahkemece, karar başlığında  Kurumun davalı olarak gösterilmesi, öte yandan  Kurum  aleyhine yargılama giderlerine  hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. <br><br>4.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü  uyarınca kararın  düzeltilerek onanması gerekir.<br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeple;<br>1. Davalının ve Kurumun diğer temyiz itirazlarının reddine;<br><br>2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı ve  Kurumun temyiz itirazının  kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendi silinerek yerine;\" Hizmet Tespiti hükmü talebi yönünden hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine\" yazılmasına, <br><br>3- Hükmün karar başlığında yer alan \"Davalı : 2-... Başkanlığı\" yerine; \"Fer'i müdahil: 2-... Başkanlığı\" yazılmasına, <br><br>4- Hükmün 4 ve 5 inci bentlerindeki, \" davalılar \" ibaresi yerine \" davalı şirket \" ibaresinin yazılmasına,  kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,<br><br>Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,<br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br><br>25.01.2024  tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"718beb0b5d9d2aa9185e7e07316a3801","SID":"949938d451837365"}}